Öne Çıkanlar la liga Bath hopa manşet metro

Bu haber kez okundu.

Çavuşoğlu: Şiddet ve teröre karşı tepkimizi göstereceğiz

Dışişleri Bakanı ve İİT İcra Komitesi Başkanı Mevlüt Çavuşoğlu ile İİT Genel Sekreteri Yusuf bin Ahmed el-Useymin ortak basın toplantısında konuştu

İİT'den Yeni Zelanda'daki terör saldırısına kınama

Terör saldırısında hayatını kaybedenlere rahmet yaralılara acil şifalar dileyen Çavuşoğlu Yeni Zelanda devletine ve halkına başsağlığı sabır ve metanet dileklerini sundu

Çavuşoğlu insanlık dışı terör eyleminin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatı üzerine Türkiye'nin doruk devre başkanlığı çerçevesinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay ile Yeni Zelanda'ya gittiklerini hatırlatarak hücum kurbanlarının yakınları halen tedavi gören yaralılar ve saldırıya uğrayan camilerin yöneticileriyle romantik anlar yaşadıklarını anlattı

Yeni Zelanda teröristi hayatını tek başına hücrede geçirecek

İİT'nin selamlarını ve dayanışma mesajlarını ilettiğini aktaran Çavuşoğlu Yeni Zelanda halkının da bu ziyaretten fazla mesut olduğunu gördüklerini anlatım etti

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu "Tüm bu nefret söylemlerine bunun olağan kıldığı şiddet ve teröre karşı tepkimizi beyanlarımızla ve fiili adımlarımızla inşallah göstereceğiz" dedi

Mevlüt Çavuşoğlu "Yükselen ırkçı terörün ayak izlerini geriye doğru izlediğimizde İslam düşmanı yabancı düşmanı göçmen düşmanı söylemlerin ve bunları yayan siyasetçilerin ve hatta medyanın sorumluluklarını görüyoruz" dedi

"Ülkede yaşayan Müslümanların sahiplenilmesini önemsiyoruz"

Çavuşoğlu Yeni Zelanda makamlarını hücum sonrası gösterdikleri misal tutumlarından ötürü takdir ettiğini dile getirerek "Ülkede yaşayan Müslümanların sahiplenilmesini ve içten dayanışma mesajları vermesini önemsiyoruz Olay karşısında ilkeli tavır saha Yeni Zelanda hükümet ve meclisinin bu tutumunun İslam ve yabancı düşmanlığı eylemlerinin sıklıkla görüldüğü ülkeler ve siyasetçileri tarafından misal alınacağını umuyoruz" diye konuştu

Bugünkü toplantının vahşi saldırıyı kınamak ve terörle mücadelede Yeni Zelanda hükümetiyle halkıyla ve oradaki Müslümanlarla dayanışmayı sergilemek için mühim bir fırsat olduğunu belirten Çavuşoğlu şunları söyledi:

"Aynı zamanda dünya genelinde İslam karşıtlığı ve yabancı düşmanlığı içeren eylemlere karşı tek gövde olduğumuzu göstermek için buradayız Hoşgörü kültürünün yargıç olduğu Yeni Zelanda'da bile bu çeşit bir saldırının meydana gelmesi insanlığın birlikte yaşama arzusuna kastedenlerin Christchurch'ten tüm dünyaya gönderdikleri bir tehdit mesajıdır Bu terör saldırısını münferit bir olay olarak görmek işin doğrusu akla mantığa müsait değildir İslam düşmanı ırkçı ve dünyadaki tüm insanların huzurunu hedef saha bu zihniyete sahip çıkan insanlara da maalesef rastlıyoruz Başbakan Ardern'in net açıklamalarına karşın bu saldırının bir terör eylemi olduğunu dile getirmekten bile imtina eden siyasetçileri görmekten acı duyuyoruz"

"Barış bizim dinimiz İslam'ın adında ve merkezindedir"

Hiçbir dinin şiddet ve terörle tanımlanamayacağını anlatım eden Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu sözlerine şöyle devam etti:

"Hiçbir din ve inanç şiddet ve terörle tanımlanamaz Sulh bizim dinimiz İslam'ın adında ve merkezindedir"

"Bu çeşit saldırılar İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde bir mekanizma tarafından yakından izlenmeli"

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu "Müslümanların karşılaştığı sorunlar ile bunların çözümü konusunda fazla taraflı uluslararası platformlarda süreklilik arz edecek şekilde hep birlikte çalışmamız önemlidir Bu çeşit saldırılar İslam İşbirliği Teşkilatı bünyesinde bir mekanizma tarafından yakından izlenmeli kayıt altında tutulmalı ve bunlar Batı dünyası ve kamuoyları nezdinde kararlı bir şekilde gündeme getirilmelidir" dedi

Çavuşoğlu "Dış politikasını insani değerler üzerine kuran bir memleket ve İİT Doruk Devre Başkanı olarak tüm dünyaya bir çağrıda bulunuyoruz Gelin İslam düşmanlığını hoşgörüsüzlüğü ırkçılığı ve terörizmi kapsamlı bir şekilde ele alalım ve birlikte mücadele edelim" ifadesini kullandı

Yeni Zelanda'da 2 camiye terör saldırısı

"Müslümanlara yapılan bu hücum türünün en vahşi örneğiydi"

Saldırıda hayatını kaybeden her şehit için Allah'tan rahmet ve aileleri için de sabır dileyen Useymin "Bu hücum aslında bizim için dönüş noktası sayılabilir Müslümanlara yapılan bu hücum türünün en vahşi örneğiydi Yeni Zelanda'da yapılan bu hücum aslında hiçbir şekilde bizim gelecekteki atacağımız adımların azaltılmasına yahut bitirilmesine mani olamayacak Elimizden gelen her ortamda bu terör eylemine tepkimizi vermeye devam edeceğiz" diye konuştu

Useymin Müslümanların yaşadıkları ülkelerde ayrımcılığa maruz kaldığını bunun azalacağı yerde ne yazık ki gün geçtikçe arttığını insanların hayat hakkının ellerinden alındığını ya da farklı şekillerde şiddete ayrımcılığa maruz kaldığını vurgulayarak sadece dinlerinin gereklerini vecibelerini yerine getirirken bile ya öldürüldüklerini ya da bu haktan mahrum edildiklerini kaydetti

"Terörün dili dini ırkı yok"

Bunun asla kabul edilemeyeceğinin altını çizen Useymin şöyle devam etti:

"Bizim ayrıca şu anda yapmamız harekete geçmemiz gereken en mühim eylemlerden biri Müslümanlara karşı nefret söylemlerini ve liderlerin bu nefret söylemlerini engellemeye çalışmamızdır Çünkü Avrupa ülkelerinde yahut öbür ülkelerde yaşayan insanların Müslümanların namaz kıldıkları camiler hücum altında kalabiliyor Topla taşla tüfekle hücum altında kalabiliyor Maziden bu yana böyle devam etmektedir Yeni Zelanda'daki örneğe bakacak olursak bu insanlar sadece namaz kılıyordu cuma namazını yerine getiriyorlardı Camiye gidip namaz kılarken bu insanların canına kastedildi Bu şu andaki Müslümanlara karşı nefretin en aka örneği oldu ne yazık ki Bizim tüm liderlere şunu kati bir dille söylememiz gerekiyor Bu terörün dili dini ırkı yok Bu terör her vakit terör olmaya devam etmiştir şayet biz dillerimizi yumuşatmazsak Müslümanlara karşı bu nefret söylemlerinin azalmasında rol oynamazsak ne yazık ki devam edecektir"

Useymin bu liderlerin nefret ve ayrımcılıkla dolu olan konuşmaları nedeniyle bu çeşit saldırıların yaşandığını anlatım ederek bu çeşit söylemler azalmaması durumunda belki de saldırıların yaşanmaya devam edeceğini söyledi

Bu çeşit saldırının hiç olmadığı kadar fazla bir şekilde yaşanmaya başlandığını belirten Useymin mutaassıp sağ denilen fazla taraflı ve terörist olan bu kişilerin bir an evvel sınırlandırılması güvende olan insanlara yönelik tehdidin de bitirilmesi gerektiğini anlatım etti

"Önlemleri almazsak bu saldırılar sürebilir"

Yusuf bin Ahmed el-Useymin şiddete ve nefrete maruz bırakılan insanların her vakit mazlum olduğunu dile getirerek şöyle konuştu:

"Bunu kabul etmek zorundayız bu ülkelerde yaşayan Müslümanlar şayet biz önlemleri almazsak devamlı bu çeşit saldırılara maruz kalabilirler O yüzden İİT olarak burada İİT zirvesinde bu acil toplantıda bir an evvel kararlarımızı alıp bunları yayınlamamız ve İİT olarak burada gerçekten insanların her ne dinden olursa olsun kendi dininin gerektirdiği vecibelerini özgürce yerine getirmesini sağlamamız ve bunun uğruna çalışmamız gerekiyor İnsan haklarıyla ilgili kanunlara baktığımızda gerçekten de sadece Müslümanların özgürce dini vecibelerini yerine getirmesi değil herkesin dini vecibelerini özgürce yerine getirme maddesi var Bu maddeye kanuna bağlı olarak hepimizin çalışması tüm dünyada bunu yaymamız gerekiyor Bununla birlikte yine insan hakları kanununun 16 maddesinde de sadece Müslümanların değil tüm insanların özgürce dini vecibelerini yerine getirmesi ve herhangi bir taassuba ruhsat verilmemesi taassupların terör gibi korkutucu örneklere sebebiyet vermemesini içeriyor"

"Diğer Arap ülkelerinin sulh dili için çalışması gerekir"

Useymin bugünkü toplantıda dinler kültürler ve diller arası bu kadar fazla iletişim kurulmuşken ve bu kadar fazla görüşme yapılırken Suudi Arabistan ya da öbür Arap ülkelerinin itidal dil kullanması ve bu dili her yerde yayması gerektiğini anlatım ederek Birleşik Arap Emirliklerinin ve öbür körfez ülkelerinin Arap ve Müslüman ülkelerinin de bu yönde çalışması iletişim kurması bilhassa hikmet yönüyle tevazuyla sulh dilini yayması bu dil ve sulh için çalışması gerektiğini kaydetti

Konuşmasında Yeni Zelanda'daki saldırıyı yine kınayan Useymin "Her neyse sebebi bir sebebi yahut bin sebebi de olsa bu olayı asla kabul etmediğimizi burada yeniden bildirmek istiyoruz" dedi

Yeni Zelanda hükümetine de teşekkür eden Useymin hücum karşısında fazla soğukkanlı faydalı ve pozitif bir duruş sergilendiğini şehit ailelerine fazla muavin olunduğunu belirtti Useymin bu duruşun kendileri için fazla mühim olduğuna dikkat çekerek muavin olma çabasıyla insanların yanında duran bir hükümet olduğunu söyledi

"15 Mart'ın dayanışma dünü olmasını istiyoruz"

Useymin "15 Mart'ın İslamofobiye karşı uluslararası dayanışma günü olmasını istiyoruz" dedi

Useymin misafirperverliği ve toplantının düzenlenmesinden ötürü Türkiye hükümetine de teşekkür ederek bu çeşit eylemlerin en kısa zamanda bitirilmesi temennisinde bulundu

Kaynak: AA

.
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

bescort bursa bursa escort bursa escort gaziantep escort kayseri escort istanbul escort istanbul escort pendik escort izmir escort izmir escort bayan istanbul escort izmir escort