Santa Monica, Los Angeles’in hemen kıyısında yer alan ve denizle iç içe olan bu semt, yakın zamanda ziyaretçilere uzay yolculuğu deneyimi sunuyor. Birkaç günlüğüne de olsa, Ay’a yapılan simüle bir görevi gerçekçi bir ortamda yaşayabilmek mümkün hale geliyor. Bu etkinlik, Back to Space adlı şirket tarafından düzenleniyor ve geleneksel uzay turizmi uygulamalarının çok ötesine geçen, daha çok sanal gerçeklik temelli, hikayeye dayalı bir deneyim sunuyor.
Ay Temalı Bir Deneyim: Gerçeklik ve Dramın Harmanı
Bu özel deneyimde, toplam sekiz katılımcı, deniz taşımacılığı için kullanılan bir konteynırın içindeki sanal ortamda, ay üssü temalı bir yapıda buluşuyorlar. Hikâyenin temelinde, Ay yüzeyine ulaşmış ve büyük bir tehlike ile karşı karşıya olan bir görev yer alıyor: Ay’ı korumak, bir çarpışmanın önüne geçmek. Katılımcılar, sanal gerçeklik gözlükleri ile donatılmış ve her biri yaklaşık altı kilogramlık bir sırt çantasıyla, LunaAqua adlı hayali bir üsde çeşitli görevler yapıyorlar. Bu üs, Ay yüzeyinde var olduğu varsayılan bir yer, gerçek hayattaki bir araştırma ve keşif platformunun sanal versiyonu.
Gerçeklik İçinde Drama ve Mizah
Ancak bu etkinlik sadece sanal gerçeklik gözlükleri takmaktan ibaret değil. Katılımcıların deneyimini zenginleştirmek ve daha inandırıcı hale getirmek için ortamda aktörler de bulunuyor. Bu oyuncular, katılımcılarla etkileşime geçiyor, onlara ipuçları sağlıyor ve bu yolculuğu daha eğlenceli hale getiriyor. Ayrıca, kristal işleme, mineral arama ve zaman zaman kaçış odası tarzında bulmacaların çözüldüğü oyunlar da etkinliğin bir parçası. Dahası, hikâyeye dahil edilen gerçek bir robot, sanal ortamla bütünleşmiş durumda, böylece ortamın gerçekçiliği artırılıyor.
Jimmy’s Dünyasından İlham Alan Bir Girişimcilik Hikayesi
Bu projeyi yöneten isim, Danıel Roosa. O, Apollo 14 görevinde yer alan ve Ay’a giden astronot Stuart Roosa’nın torunu. Danıel Roosa’nın uzayla ilk bağını, NASA’da basın sözcüsü olarak görev yapması sırasında oluşturan deneyimlere dayalı. Ancak, uzay ajansının halka yeterince tanıtılmadığını fark eden Roosa, kendi ilgisini ve yaratıcı gücünü devreye sokmaya karar veriyor. Günümüzde hem oyunculuk hem de senaristlik yapan Roosa, kariyerini uzay ve eğlence dünyasını birleştirmeye adıyor.
Eğitime ve Bilinçlendirmeye Odaklı Bir Deneyim
Roosa’nın girişimi, eğitici yönüyle de dikkat çekiyor. İnsanlara, insanlığın Güneş Sistemi içerisindeki yerini ve gezegenlerimizin korunmasının önemini anlatmayı amaçlıyor. Bu amaç doğrultusunda, katılımcıların uyum içerisinde etkileşime geçmesini kolaylaştırmak için avatarlar kullanılıyor. Bu sayede, birbirlerini tanımayan katılımcılar bile, sanal ortamda samimi ve verimli iletişim kurabiliyorlar. Ayrıca, bu deneyimle, gelecek nesillere uzay bilimi ve keşif sevgisinin aşılanması hedefleniyor.
Her Oturum 99 Dolar: Mobil ve Ekonomik Bir Seçenek
Los Angeles’da gerçekleşen bu deneyimin fiyatı ise 99 dolar olarak belirlenmiş durumda. Bu rakam, 2021 yılında Blue Origin ile gerçekleştirilen uçuşun yaklaşık 28 milyon dolarına kıyasla oldukça uygun. Elbette, yüksek maliyetli uzay yolculuklarına kıyasla daha erişilebilir olsa da, yine de bir eğlence ve eğitim aktivitesi için dikkat çekici bir tutar. Şu anda gerçekleşen etkinlik, kısa süreli ve geçici bir pop-up organizasyon; ilk kez Dallas’ta düzenlenen deneyimin ardından ikinci kez, farklı bir şehirde hayata geçiriliyor.
Gelecekteki hedef, Danıel Roosa’nın “Uzay Keşfi Limanı” adını verdiği, büyük çaplı ve kalıcı bir cazibe merkezi kurmak. Bu, bir “Uzay Keşifleri Disneyland’si” gibi düşünülebilir. Şimdilik, küçük formatlı ve deneme niteliğindeki etkinlikler, konseptin gelişimini ve çeşitli müzelerde uygulanabilirliğini test etme fırsatı sunuyor.





