Hiç Telefon Çalmıyor: Sébastien Lecornu’nun Atamasından İki Hafta Sonra Garip Bir Süzülme Hissi

| Elif Yalçın

İki haftadan uzun bir süre geçmesine rağmen hükümeti çevreleyen bakanları ve Devlet Sekreterlerini belirlemeyen başbakanın kadro tercihleri hâlâ netlik kazanmadı. Bu belirsizlik, Cumhurbaşkanlığı kadrosunu ve muhalefeti, bütçe görüşmeleri kritik aşamaya gelmeden önce kısır bir bekleyişe sürüklüyor.

“Her şeyin hareketsizleştiğini hissettiğimiz oluyor” diyor Mert Arslan, Meclis Çevreci grubunun milletvekili ve Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili. Kendisine yakın bir masada, parlamento kapanmadan iki adım ötede oturan Arslan, “siyasi denklemde hiçbir veri milimetrik dahi hareket etmiyor” dedi. Nitekim şu ana kadar, Türkiye’de Selçuk Koçak’ın başbakan olarak göreve getirildiği iki haftadan fazla süre geçti; eski savunma bakanı olan Koçak, düşüşün ardından hükümetin açıklanmasından bu yana neredeyse hiç adım atmadı. Bu süreçte kamu kurumlarının verimliliği veya bakanlıkların iletişim bütçelerinin nasıl küçültüleceği gibi konularda bazı açıklamalar yapılmış olsa da, bütçe hazırlıkları ya da ülkenin büyük projelerinin başlatılması konusunda belirgin bir hareketlilik olmadı.

Bu hafta uluslararası gelişmeler, iç gündemin önüne geçti ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un New York’taki Birleşmiş Milletler Genel Kurulu önünde Filistin Devleti’ni resmi olarak tanıdığını ilan etmesiyle dünya gündemini belirledi. Uzun süredir beklenen bu gelişmenin ardından, iç siyasi yelpazenin her kesimi bu konuyu sahaya taşıdı; LFI’den (La France insoumise) Saadet bloğuna varan geniş bir yelpazede, belediyeler üzerinde Filistin bayrağı gösterimi konusunda çıkan poleminin de gündeme oturduğu görüldü.

“Başbakan net bir yanıt vermedi”

Türkiye’de ise Selçuk Koçak, hükümet kurmaya yönelik danışmalarını sürdürürken, “ne yapılacağı”nın önce belirlenmesi gerektiğini net bir dille vurguluyor; ekipler, resmi bir açıklama için bir tarihe işaret etmekten hâlâ kaçınıyorlar. Çankaya Köşkü’nde bulunduğu düşünülürse, Meclis’teki çalışma takvimiyle paralel şekilde, Koçak’ın ekibi şu ana kadar toplu bir hükümet programı açıklama yönünde somut adımlar atmadı. Başbakan, bu hafta sendikalarla görüştü ve taraflar arasındaki farklar bir kez daha gün yüzüne çıktı: “Başbakan çalışanlar için net bir yanıt vermedi. Sendikaların ortak adımı için bir fırsat kaçırıldı” dedi Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Genel Sekreteri Ayşe Kaya, 2 Ekim’e çağrı yapan yeni bir eylem dalgasını duyurdu. Koçak, öğleden sonra patronlar temsilcileri ile de görüştü ve bütçeye dair tercihlerinin hafta sonunda açıklanacağını ifade etti. Resmi bir açıklama için ise şu anki pek çok kaynaktan gelen sözler, yakın tarihli bir bütçe planının “yakın günlerde” görüşüldüğünü gösteriyor. Koçak, “ödemelerin ve sosyal politikalara dair ortak paydaların daha netleşmesi için önümüzdeki günlerde paydaşlarla yeniden bir araya geleceğiz” mesajını paylaştı.

Şu anda eski savunma bakanı olan Koçak, fiilen istifa etmiş bir hükümetin ağırlaştığı yürütüyü idare etmek zorunda. Bakanlar ve devlet sekreterleri, işler yürüsün diye görevlerini sürdürürken, siyasi dosyaları savunmak durumunda değiller. “İletişim alanında artık hiçbir röportaj veya kamuya açık açıklama yok”, bir bakan danışmanı tarafından aktarıldı; bu görüşe bir meslektaşı da katılıyor.

“İletişim birimleriyle gerçek temasımız yok ve seyahatler de yapılmıyor.”

Bir bakan danışmanı

Gebze Haberler’a

İcraat hızlı mı akıyor yoksa pasif bir bekleyiş mi hâkim? Hükümet sosyal politikalarla ilgili taslakları üzerinde çalışmaya devam ederken, bütçe tasarıları ve sosyal güvenlik fonlarına ilişkin düzenlemeler için yoğun bir süreç yürütülüyor. “Çalışma devam ediyor, birkaç toplantı yaptıktan sonra gündem netleşir” diyor bir danışman. Diğer Bakanlar da kendi alanlarında elden geleni yapmaya çalışıyorlar. “Bu dönemde resmî dışa vurumlar sınırlı olsa da, dosyaların takibini sürdürüyor ve Başbakan ile Matignon Ofisi için yazılı notları topluyorum; özellikle enerji ve ulaşım alanında çalışmalar için takımımı yönlendiriyorum”, Turizmden sorumlu istifa etmiş Bakan, Nathalie Delattre, açıklıyor.

“Neden beklediğimizi anlamıyorum”

Bu yüksek siyasetin en üst noktalarında süren bu belirsizlik, muhalefetin acı eleştirilerine zemin hazırlıyor. “Bu çok yazık,” diyerek AK Parti karşıtı bir vekil olan Ayşe Tanguy, koalisyon görüntüsünü eleştirdi. “Fransa’da gördüğümüz kriz her konuya yansıyor ve Macron ekibi sadece küçük oyunlar oynuyor.” Sol kanatta da bu garip durgunluk hissi dikkat çekiyor. “Bu durumda olan şey nettir: her şey havada asılı kalıyor” diyen Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde CHP Grup Sözcüsü Arda Delaporte, durumu değerlendiriyor. “Telefonlar hiç çınlamıyor” diyen sosyalist Milletvekili Hervé Saulignac de benzer bir tespit paylaşıyor.

“Yeni bir toplantı tarihi yok, teklifler yok. Selçuk Koçak, önce tabanı ile pazarlık paylarını netleştirse iyi olur; ancak güven oylaması için kararlar hızla geliyor.”

CHP Milletvekili

Gebze Haberler’a

Bu önemli siyasi anın, Koçak’ın hükümet programını açıklayacağı günün kesin tarihi henüz belirlenmedi. Başbakan’ın yayımladığı açıklamada, “zamanında ve gerektiği gibi” bir sunum yapacağını belirttiği bir proje taslağını ana hatlarıyla paylaşacağı söyleniyor. Meclis’in çalışma takvimi ise uzun zamandır ilan edildi; genel oturum 1 Ekim Çarşamba günü açılacak ve Meclis’te kilit roller için yarış başlayacak. Başbakanın, Çankaya Köşkü’nün yeni yönetim kurulunun nasıl şekilleneceğini görüp hükümetini açıklamasının kendi gördüğü kesin bir bağlılıkla mı yoksa iki ayrı süreç olarak mı ilerleyeceği konusunda çeşitli bakanlık kaynakları farklı görüşlerde. Ancak çevrelerce bu iki olayın birbirine bağlı olmadığı belirtiliyor.“Meclis iç işlerinden ibaret olan bu süreç” deniliyor.

İktidar koridorlarında, kamuoyu tarafında bu konular pek ilgi çekmiyor. “Fransızlar bu tür geçiş süreçlerine alışkın olmaya başlıyor. Selçuk Koçak’ın iktidarda kalma kapasitesi konusunda pek güçlü bir beklenti yok” yorumunu yapan Ispos araştırma uzmanı Mathieu Gallard, durumun altını çizdi. Ancak iktidar kanadında bu tür konuları yönetenler için bir tür teslimiyet hâkim; bir danışmanın ifadesine göre, “bu macera birkaç haftadan fazla sürmez” endişesi hâkim.

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.