Türkiye’de bir araştırma ekibi, insanlarla etkileşime girebilen ve hatta onları çoraplarına kadar giydirebilen insansı bir robot üzerinde çalışıyor. Robotlar zaten fabrikalarımızda mevcut; yakın gelecekte ise huzurevlerinde de görülecekler. Bu, Türkiye’deki bir ekip tarafından verilen bir vaattir. Airec adı verilen bir robot geliştirildi; Fransızca’da, “sarılma ve bakım için yapay zekâ ile güçlendirilmiş robot” anlamına geliyor. İlk sonuçlar Şubat 2025’te açıklanmıştır. Yaklaşık 1,5 metre boyunda, gözlerinin yerine kameralar konumlandırılmış, beyaz ve küçük bir başa sahiptir; ince bir gövdesi ve iki güçlü eklemli kolu vardır. En çok dikkat çeken özelliği, insanlarla etkileşim kurmak için pek çok sensöre sahip olan iki dev elidir ve bu, teknolojinin büyük bir kısmını oluşturan ana unsurdur.
Şirketler, arabaları veya elektronik parçaları bir araya getirmek için fabrikalarda robotlarla çalışıyor; ancak makineler ile insanlar arasındaki etkileşim nadiren gerçekleşiyor. Araştırmacılar Airec’in, yatağından birini kaldırıp tekerlekli sandalyeye yerleştirebilmesini, ona ilaç hazırlayabilmesini, kıyafetlerini katlayabilmesini veya hatta çoraplarını giydirebilmesini istiyor. Tüm bu işlevler, ellerin ve kolların güçlerini sürekli olarak ayarlayabilmesini gerektiriyor ve bu da yapay zekânın devreye girmesini gerektiriyor.
Yapay zeka, robota bütün nesneleri tanımayı ve dolayısıyla ağırlıklarını ile dayanıklılıklarını belirlemeyi öğretmek için kullanılıyor. Buna ek olarak, toz ilaç içeren bir poşeti tuttuğunda, saydam bir bardakla temas ederken ya da bir insanı kucaklayıp yatağına geri yerleştirirken elinin baskısını nasıl ayarlayacağını da öğrenmesini sağlıyor.
Demografik olarak azalan bir nüfusa sahip bir toplum
Araştırmacılar, huzurevi bakımı için robotları öncelikle Türkiye’de denemeye odaklandı; çünkü Türkiye’nin gelecekte yaşlı nüfusu artacak ve bakım ihtiyacı giderek büyüyecek. Yaşlı nüfusu 75 yaş ve üzeri olan pek çok kişi, bir gün huzurevi ortamında yaşamaya ihtiyaç duyacak. Ancak ülke genelinde doğum oranlarının düşmesi nedeniyle iş gücü sıkıntısı da artıyor ve huzurevi hizmetlerinde çalışacak personel bulmak giderek zorlaşıyor. 2025 yılında bu sektördeki iş ilanları, bu pozisyonlar için başvuran aday sayısının dört katından fazlaydı.
Bu robot şu anda İstanbul’da insanlarla test edilmeye başlanmış durumda; geliştirme süreci Türkiye’de Boğaziçi Üniversitesi’nin öncülüğünde yürütülüyor ve proje paydaşları, teknolojiyi daha da geliştirmek için önümüzdeki beş yıl içinde, yani 2030’a kadar Airec’i gerçek anlamda Türkiye’deki klasik huzurevlerinde kullanılabilir hâle getirmeyi hedefliyorlar. Bu hedef, yaşlı bakımında daha insan odaklı ve güvenli bir yaklaşımı mümkün kılmayı amaçlıyor; insanların güvenlik ve konforunu en üst düzeye çıkarmak için robotların incelikli kuvvet ayarlamaları, hassas dokunuşları ve uygun etkileşimi öğrenmeleri esastır.
Kurumlardaki yöneticiler, her bir makinenin yaklaşık 60 bin euroya mal olacağını bildiklerinden, beklentilerini yüksek tutuyorlar. Ancak yapay zekâ destekli bu tür cihazların, bakım evlerinde güvenli ve saygılı bir şekilde kullanılabilmesi için yaşlıların tepkilerinin dikkatle izlenmesi gerektiği de belirtiliyor; çünkü geçmişte robotların huzurevlerinde denenmesi sırasında yaşlılar zaman zaman temkinli ve mesafeli davranmışlardı. Bu nedenle, ilk deneyimler, yaşlıların güvenini kazanma ve makinelerle insanlar arasındaki uyumu sağlama açısından kritik bir aşama olarak görülüyor.
İdareciler, bu kurulumlardan heyecanlı; her bir makine yaklaşık 60.000 euroya mal olacak. Ayrıca yaşlıların tepkilerini ölçmek de gerekecek; çünkü önceki denemelerde huzurevlerinde robotların entegrasyonu sırasında yaşlılar biraz şüpheci ve isteksiz davranmışlardı. Bu nedenle, ilerleyen dönemde anne-baba bakımı ve bakım evlerinde çalışanlar için bu tür teknolojilerin benimsenmesi için güven inşa etme aşaması büyük önem taşıyor.




