Paris’in saldırılarının 10. yıl dönümüne yaklaşılırken, II. Dünya Savaşı’ndan bu yana Fransa’da kaydedilen en kanlı saldırılardan biri olan ve 132 kişinin hayatını kaybettiği trajedi için France Télévisions, 13 Kasım 2015 gecesi Bataclan’da yaşanan dehşeti Türk okuyucularına aktarmaya karar verdi. İlk silah seslerinden rehine alma anına ve nihai baskına kadar, ülkeyi yasa boğan bu olayın arka planını ortaya koyan görüntüler ve belgeler, bu trajediyi yeniden gözler önüne seriyor. Türkiye’deki izleyiciler için de benzer güvenlik ve toplumsal dayanışma konularının hatırlanmasına vesile olacak biçimde; bu belgesel, terörün etkilerini ve ülkenin bu tür tehditlerle başa çıkma biçimlerini anlamaya yönelik bir penceredir.
Bu metin, yukarıdaki belgesel kaydının bir bölümüne karşılık gelen metindir. Bütün olarak izlemek için videoya tıklayın.
Eller havada ve afallamış halde, Bataclan’dan son kalan izleyiciler 13 Kasım 2015’te tahliye ediliyorlar. Ölümdan hemen kaçmış durumdalar. Baskın şimdiye kadar Fransa’da özgürlüğün kurtulduğu en karanlık gecenin sonunda verilen epilogu işliyor. Koridorlarda, korkudan birbirine destek olan izleyiciler, bir polis tarafından çıkışa yönlendiriliyor. On yıldır Fransa’yı meşgul eden bu gecenin anlatısı, bugün hâlâ hafızalarda canlıdır.
Sahnedeyse, 13 Kasım 2015’te Kaliforniyalı rock grubu Eagles of Death Metal, ikonik parçaları Kiss the Devil, Şeytana Öpücüğü ile sahnede. Erken dönemin hayranı olan Hélène, kalabalığın önünde, sahnenin hemen önündeki alanın içinde, fotoğraflarını çekiyor. “Grubun son fotoğrafını çektiğim an saat 21:45’ti” diyor hayatta kalan. İki dakika sonra, saat 21:47 olduğunda, ilk Kalashnikov yağmurları konseri bozuyor.
“Bir anda, silah sesleri kesildi, hiç ses kalmadı”
“Bunu hatırlıyorum ve bu beni biraz rahatsız ediyor; kendime diyorum ki: ‘Birisi havai fişek mi atıyor?‘ ve yavaş yavaş herkes eğilmeye başlıyor ve biri bağırıyor: ‘Her yerde kan var!’ Bu sözler, salondaki bir dakika yavaşça kayıt altına alınan bir dakikada yaşanan panik ve dehşeti betimler. İçeride bulunan bir diktafon, bu anları ve sonrasını kayda geçiriyor. Toplam 2 saat 40 dakika süren kayıtlar arasından yalnızca bazı bölümler kamuya açık olarak paylaşılıyor. Üç teröristin gelişiyle başlayan ve nihai baskına uzanan süreçteki dehşet, izleyici üzerinde derin bir iz bırakıyor. O gece, teröristler küçük salonda toplam 258 kez ateş açtı.
O anlarda Julien Pearce, moshl pit’te olanlardan biridir. İlk ateşlerden karışık olarak kısa süreli kaçış şansı bulur: “Birden her şey sakinleşti, aniden. Silah sesleri tamamen kesildi. Işıklar tamamen yeniden yakıldı, çok sert ve çok parlaktı. Artık tek bir ses vardı: amplifikatörlerin uğultusu” diye hatırlar. Zemin katında bir terörist yeniden ateş açar; ancak bu kez atışlar tek tek ve kontrollü biçimde gelir. “O son derece metodikti. Son derece kesin bir hedefi vardı. Bu bir kurşun: kafaya gelen bir kurşun. O, hafif yokuşla sahnenin hemen altından yükseldi ve yan hareketler yaparak yaklaştı; ayak basıp, hâlâ hayatta olanları tek tek etkisiz hâle getiriyordu. Dolayısıyla yaklaşmıştı, bir şeyler yapmak gerekiyordu” diye anlatıyor Julien Pearce. Küçük bir grupla birlikte, kaçmak için sahnenin üzerine çıkmaya karar verirler.
Raporu tümüyle izlemek için videoya tıklayın.





