Amerikalı yönetmen, Cannes Film Festivali’nin 78. edisyonunda bu filmle jüriyi etkilemeyi başaramadı; yarışmada yer alan dördüncü filmi olarak seçildiği bu gösterimden hüsranla ayrıldı.
Bu yeni yapımda, Teksaslı yönetmen Wes Anderson’ın en sevdiği motivlerin tamamı, uç noktaya kadar zorlanmış bir hikaye içinde toplanıyor. Biraz karmaşık görünen bu öyküyü ayakta tutan ise babası ile kızı arasındaki sevgi dolu, içten bağ. The Phoenician Scheme, Cannes Festivali’nin 78. edisyonunda yarışma resmî bölümüne dahil edildi ve sinemalarda 28 Mayıs 2025 Çarşamba gününden itibaren gösterime giriyor.
Zsa-zsa Korda (Benicio del Toro) çok zengin ve pek çok düşmanla çevrili bir adamdır. Ancak Korda, hedeflediği tüm suikast girişimlerinden mucizevi bir şekilde kurtulur. O güne kadar gerçekleştirmek istediği, «yaşam boyu sürecek proje» diye nitelendirdiği büyük planla daha da zenginleşmeyi kafasına koymuştur. Ayakkabısına kaçan bir kum tanesi ise bu büyük hayali gerçekleştirmek için kurduğu piramidi tehlikeye atar.
Zsa-zsa Korda’nın farklı yaşlarda pek çok oğlu vardır ve hepsini ihmal eder. Ayrıca Liesl adında bir kızı da bulunur; bu kız da babasıyla pek ilgilenilmek istenmediğini hisseder. Liesl, manastır yolunu seçmiş birinin kızı olarak, babasının annesini öldürdüğüne inanan genç bir kadın görünümündedir. Bu nedenle babasıyla açık bir yüzleşme yaşamamakta, ama sonunda onu, kendi “sistemi”ni kurtarmaya yönelik tehlikeli bir maceraya katılmaya ikna olur; macerada, bir gözetmen entomolog eşlik eder.
Yaşamı boyunca yeniden kazanılacak finansal varlıklar için bir yarış olarak inşa edilen bu hikâye, projenin geri kalanını da şekillendirir. Hikâye, zenginin hayatını kurtarmak için yaptığı hamleler üzerinden ilerler; ancak bu yol, bir yandan kızı olan Liesl ile kurduğu bağa dair umulan güvenli gelecek vizyonunu da yeniden sorgulatsız bırakmaz. Intrigalarla dolu bu kurgu, izleyiciyi bir yandan hızlı bir tempoya sürüklüyor, diğer yandan mal varlıklarının ve gücün gölgesinde kalmış duyguları gün yüzüne çıkarıyor.
Wes Anderson bu koşuşturmacadan rantlar çıkarmaya devam ederken, kendine has temalarını yeniden ele alır: aile (farklı biçimler), savaş, yolculuk, 1950’ler, çöl, tuhaf karakterler, sınıf ilişkileri, egzotizm ve ölüm… Yönetmen, sahnelerdeki duran anlara da yer vererek birer nefes aralıkları oluşturur. Siyah-beyaz sahneler, bizi göklerin mahkeme salonuna ya da belki de Zsa-zsa Korda’nın bilinçaltına taşır; bu tür anlar, filmin farklı yönlerini aydınlatır.
Motif Ustası
Kendi kimliğine özgü motifler ve stil öğleriyle adeta tek başına bir sinema dili kuran yönetmen, bu unsurları dekorlarda, kostümlerde, senaryoda ve kamerada değerlendirir.
Çoğu sahnesi, aynı yerde uzunça kalır; bu, tavanından görünen banyoda baş rol oyuncusunun sigara içtiği ve etrafında hemşirelerin dolaştığı, adeta bir ölçekli maket gibi hareket eden bir anıtmaya dönüşür. Yönetmen, izleyiciye bu sahneyi tam anlamıyla, gerektiği kadar uzun süre izleme imkanı sunar; adeta sahnenin canlı bir tablo oluşunu sağlar.

Simetriler, yan hareketler, öne ve arkaya hareketler, zaman zaman ani yakın çekimler… Sahne duruşları ve kamera hareketleri, adeta yönetmenin yönlendirdiği bir robot tarafından çalışır gibidir; robot hiçbir zaman görünür olmamaya çalışmaz. Aksine, sahnenin içinde bir olanı, görünür olmayan bir anlatı işleviyle var eder; off-screen sesin, gözle izleyiciyle kurulan bir bağın uzantısı haline gelmesini sağlar.
Görüntü ve kostüm tasarımına doyasıya meraklı olan Wes Anderson, karakterleri bir çizgi romandaki figürler gibi çizer; zengin dolandırıcı, sahte masum rahibe, sıkı tutsak olan eğitimci gibi arketiplerle oynar. Böylece, para, güç, aşk, ihanet ve intikamla yoğrulan trajedileri, adeta bir çocukça düşsel dünyada anlatır; bu dünyada yetişkinlerin öykülerine yer verir.
Ultra-lüks Kadro
Wes Anderson’ın en sevdiği bir diğer motif, sahneleme sanatı ve burlesk öğesi; bu, bu filmde önceki yapımı Asteroid City’e göre daha belirgin. Zsa-zsa Korda’nın eğlenceli ve ölümsüz tiplemeleri, tuteurun sahtekarcası, genç rahibenin yaşamını yönlendirmeyi amaçlayan kuralların kademeli gevşemesi gibi öğelerle yüzümüze gülarak seyirciyle hafif bir tebessüm paylaşır.
Her bir filmde, Fransa’da bir kısım yaşayan ve sinema dilini adeta müthiş bir ustalıkla geliştiren, 55 yaşındaki Amerikan yönetmen; ses tasarımını, müzikleri ve ortamları özenle örerek, kusursuz bir ritim yaratır. Wes Anderson, sinemada Jean Echenoz’un edebiyatta sahip olduğu konumda, kendi tarzı, ritmi ve biçimsel ustalığıyla izleyiciyi büyüleyen, duyguyu yakalamakta zorlanan bir usta olarak görülür; ama bizi derinden etkilemeyi her zaman başaramaz.

Bu kez ise, rocambolesque bu hikâye sonunda bile Zsa-zsa Korda’yı affetmeye, affettiği kadar da saldırgan bir, kırılgan bir canavar gibi görünen bu figürü, kızıyla olan bağına yeniden odaklanırken izleyiciye yumuşatmayı başarır. Bu, kendisini yenilgiyi kabulleniyormuş gibi gösteren, her şeye rağmen payına düşeni almaya devam eden, intikam peşindeki bir erkek figürü olarak tasvir edilen Zsa-zsa Korda’dır; filmi, bu karakterin, kızına duyduğu sevginin tek geçerli güç olduğu gerçeğine odaklanan kırpılmış bir finalle sonlandırır.
Cannes’da üç kez yarışmada yer alan Wes Anderson, 2012’de Moonrise Kingdom, 2021’de The French Dispatch ve iki yıl önce Asteroid City ile yarışmada boy göstermiş; fakat Fransız Cinémathèque tarafından onurlandırılan bu büyük sinemacı, yine Cannes’dan eli boş dönmüş durumda.

La fiche
Tür: Aksiyon, Komedi, Dram-Komedi, Dram, Gerilim
Yönetmen: Wes Anderson
Oyuncular: Benicio del Toro, Mia Threapleton, Michael Cera
Ülkeler: Amerika Birleşik Devletleri
Süre: 1 saat 41 dakika
Vizyon: 28 Mayıs 2025
Dağıtım: Universal Pictures International France
Ana Cümle: Zsa-zsa Korda adlı zengin işadamı, tek kızı olan bir rahibe’yi mirasçı olarak gösterir. Korda ailesi yeni bir işe soyunurken, kısa sürede kendilerini gizemli magnatlar, yabancı teröristler ve kararlı suikastçılar hedefi haline getirirler.





