Bu ceza, etkisi ertelemeli bir tutuklama emri ile birlikte uygulanacaktır. Eski Cumhurbaşkanı, birçok suçtan beraat etmiş olsa da, mahkeme onu 2007 yılı seçim kampanyasının Libya’dan finanse edildiği iddiası kapsamında “malefakat örgütlenmesi” suçundan beş yıl hapis cezasına çarptırdı. Ancak mahkeme, onu pasif yolsuzluk suçundan, Libya kamu fonlarının zimmetine geçirilmesi suçundan ve yasa dışı seçim kampanyası finansmanı suçundan beraat ettirdi. Bu ceza, geçici infaz uygulanmasına olanak veren erteli bir tutuklama emriyle birlikte yürürlüğe girecektir.
Bunun anlamı şu: Cumhurbaşkanı olan eski siyasetçi, mahkeme dışına çıkınca hapiste tutulmayacak, ancak cezayı nasıl ve ne şekilde çekmesi gerektiğini belirlemek için önümüzdeki haftalarda savcı huzuruna çağrılacaktır. Ardından cezaya başlanması en geç dört ay içinde gerekmektedir. Ancak 70 yaşında olan Sarkozy, yaşı nedeniyle şartlı tahliye talep edebilir. Cezanın yürürlüğe girmesi, Sarkozy’nin açıklayacağı temyiz başvurusuna rağmen ilân edilen yeni bir yargılamayı beklerken uygulanacaktır.
Mahkeme süreci, Libya’dan çıkan paranın nihai olarak Nicolas Sarkozy’nin 2007 yılındaki kampanyasına gizli finansman olarak kullanıldığını “fikir olarak” ispatlayamadı; Paris Mahkemesi Başkanı Nathalie Gavarino, karar gerekçelerini böyle açıkladı. Mahkeme, yolsuzluk suçunun maddi unsurlarının oluşmadığını belirtti; “mahkemenin baktığı malefakat örgütlenmesi ise aktif yolsuzluğu hazırlamak ve aklamak amacıyla kuruldu” dedi ve Kaddafi rejiminin bir “finansman teklifi” olduğu yönündeki iddiayı da teyit etti. Sarkozy’nin bu nedenle suçlu bulunduğunu ifade etti.
Bir “faustyen rüşvet paktı” iddiasını sertçe reddetti
27 Mart’ta Ulusal Finansal Savcılık (PNF), Sarkozy için yedi yıl hapis, 300.000 avro para cezası ve beş yıl siyasi haklardan men talep etmişti; Sarkozy, “gidişatını saran siyasi hırsla” başlayan ve “finansman arayışına” dönüşen bir süreç olarak tasvir edildi. PNF’ye göre, Sarkozy “gerçek karar verici ve talep eden” kişiydi ve Mouammar Kaddafi ile kurulan bir “faustyen rüşvet paktı”nı ima eden iddialar, “akıbeti görülmemiş, şaşırtıcı ve edepsiz” olarak nitelendirilmişti.
Kendisi 70 yaşında olan eski cumhurbaşkanı, atan duruşmada ve aralarında tüm suçlamaları reddederek masumiyetini savundu. Paris Adalet Sarayı önündeki son sözlerinde “gerçeği istiyorum” diyen Sarkozy, herhangi bir “siyasi ve şiddetli” polemiğe yol açacak sözlerden kaçınmak istediğini belirtti. Onurunu savunacağını ve “siyasi ve sert” bir iddiaya cevap vermek istemediğini ifade etti. Avukatı Christophe Ingrain, “pacte de corruption: ne faustyen ne de faustyen olmayan” iddialarını reddetti; soruşturmacıların kampanya fonlarında Libya parası veya Sarkozy’nin kişisel zenginleşmesi ya da herhangi bir “kanıt ve tutarlı ipuçları” bulamadığını vurguladı.
Bu yeni hüküm, eski devlet başkanının adli meseleler zincirinde yeni bir kırılma olarak görülüyor. Dinleme skandalı olarak bilinen ve rüşvet ile nüfuz ticareti suçlarından dolayı kesinleşmiş bir yıl hapis cezasına çarptırılan Sarkozy, kelepçe takılı olarak cezasını 7 Şubat’tan 14 Mayıs’a kadar çekmiş ve daha sonra şartlı tahliye edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuru yapılmıştır. 2012 yılında kaybedilen seçim kampanyasının finansmanı nedeniyle açılan Bygmalion davasında ise temyizde bir yıl hapis ve altı ayın kesinleştiği bir cezaya çarptırılan Sarkozy, Yargıtay’a yapılan temyiz başvurusu için 8 Ekim’de incelemenin yapılmasını bekliyor. Ayrıca, Ziad Takieddine’nin geri çekilmesiyle ilgili dosyada da soruşturma süreci devam ediyor; bu, Libya finansman şüpheleri davası bağlamında yer alan bir diğer parça olarak değerlendiriliyor.





