Saç ekiminden sonra bacak uzatma, Türkiye’de modaya dönüşen yeni bir müdahale haline geldi. İstanbul’un önde gelen uzmanlık kliniklerinden birinde çekilmiş bir haber.
Türkiye’yi tıbbi turizmle tanıyoruz: saç ekimi, kusursuz dişler, kalça, dudak, göğüs, sakal estetiği. Türkiye’de estetik cerrahi uygun fiyatlarıyla her yıl turizm gelirlerini artırıyor ve giderek daha fazla konuşulan yeni bir trend doğuyor: bacak uzatma.
İstanbul’daki “Wanna be taller” — “Daha Uzun Olmak İstiyorum” — adlı klinik, dev bir cam cepheye sahip. Dünyanın dört bir yanından insanlar, femur ameliyatı ile en fazla 10 santimetre, tibia eklemesiyle de 7 santimetre daha kazanmak için geliyor. Bu alanın iş hacmi yüzde 90’a varan oranda erkeklerle ilgili çünkü burada herkes size bunu tekrarlıyor: kadınlar uzayanları tercih eder.
Aşkın ötesinde, kariyer ve maaş
Ama tek aşk arayışı değil, daha uzun boyanın takıntısının ardında yatan sebep, nasıl olsa insanların bazı mesleklerde daha çok kıymet görmesi de. Kurucusu Ibrahim Algan şöyle diyor: “Bazı meslekler için insanlar daha hassas davranıyor; özellikle öğretmenler çünkü çocuklar büyüyor ve öğrenciler çoğu zaman öğretmenleri karşısında ölçüyorlar. Eğer kısaysanız, bu bir işkenceye dönüşüyor. Polisin, savcının ya da hâkim gibi otoriter konumları olan meslekler de var.” “İnsanlar ayrıca kariyer için de ameliyat yaptırıyorlar. Yapılan çalışmalar, her santimetre artışın maaşı yükselttiğini gösteriyor.”
“Çünkü daha karizmatikler, daha çok güven kazanıyorlar.”
İbrahim Algan, kliniğin kurucusuGebze Haberler’a göre Türkiye
Bir dönem komedyen olan, yakışıklı ve yetenekli bir erkekti fakat boyu 1m55 olduğu için asıl rolleri asla elde edemiyordu. Bir kez daha yaptırdı ve ikinci bir operasyon için geri gelecek. İbrahim Algan geçtiğimiz dönemde kendisini 12 santimetre büyüttü.

Ameliyat sırasında femurlar burgu ile kırılır, kemik ikiye ayrılır. Cerrah oraya metal bir çubuk yerleştirir ve bu çubuk, üzerinde aygıt bulunan bir dış cihazla vidalarla sabitlenir. Her gün hasta bu ayraç kolunu çevirerek kemik iki parçayı birbirinden ayırır ve bir milimetre büyür. Haftalar ve aylar boyunca kemik ve dokular çubuğun etrafında yeniden oluşur.
Beş yıldır, müdahale için başvuran aday sayısı sürekli artıyor; her yıl en az %15 artış kaydediliyor. Şu anda klinik yılda yüz yakın operasyon yapıyor.
“Arkadaşlarıma bazılarını haber verdim, aileme daha henüz değil”
O sabah İstanbul’a yeni inmiş genç bir Fransız geliyor. “Bazı arkadaşlarıma haber verdim, ama aileme henüz haber vermedim. Gelince haber verirler, bu kesin,” diyor. Birkaç ay sürecek bir yolculuğa çıktığını ve birkaç ay boyunca buraya geleceğini söylüyor. Bu 23 yaşında, sporcu erkek, boyu 1m72. “Ben idare ederim, ama bilinçsiz bir kompleksim var, diyor. Birkaç aydır bu kararı aldığını, en iyi kliniği aradığını ve şimdi kararını vermesi gerektiğini belirtiyor.
“Bunu yapmayı istediğim bir şey. O yüzden yapayım, gençim.”
Bir Fransız genci, isimsizGebze Haberler’a göre Türkiye
Bu, Türkiye’deki cerrahi estetik için ikinci kez gelen bir kişi. “Daha önce saç ekimi yaptırmıştım, çok iyi geçti”, diyor. Bu sefer 9 santimetre almayı umuyor, ancak karar cerrahın belirleyeceği şey.
Ön operasyon muayenesi, Türkiye’de bu cerrahinin uzmanı olan Yunus Öç ile gerçekleşiyor. Ad, yaş, boy hepsi İngilizceyle ilerliyor. Cerrah, gözleriyle röntgenleri inceliyor: kemikler düz ve sağlam. Ancak düzgün iyileşme için iki yasak var: alkol ve sigara. Doktor riskleri ayrıntılı olarak anlatıyor — enfeksiyon, deformasyon, tromboz, sinir hasarı. Sonra soru geliyor: ne kadar büyümek istiyorsunuz? Proportion nedeniyle maksimum 9 cm öneriyor. Hasta dener: “9,5 olur mu?” İki erkek kahkahalar.
“Tüm hastaların büyük kompleksleri var, kendilerini kötü hissediyorlar”
Yunus Öç, bu cerrahinin önemine inanıyor: “Tüm hastalar büyük komplekslere sahip, kendilerini iyi hissetmiyorlar; ama birkaç santimetre kazandıklarında bu durumlar çözülecek. Artık antidepresan kullanmayacaklar, evlenecekler, arkadaş edinecekler. Hayatlarının tümü değişecek. Bacaklarını uzatmanın sadece estetik bir operasyon olmadığını, ruhsal bir şifa olduğunu görüyorum.”
Operasyon ve 3 aylık rehabilitasyon için toplam maliyet 30.000 euro. Avrupa’daki uygulamaya kıyasla çok daha düşük bir rakam ve daha sıkı kurallar sayesinde Türkiye’nin bu alandaki itibarı ve fiyatı en ikna edici iki argüman olarak öne çıkıyor.
Rehabilitasyon odasında katedral sessizliği, bir hastanın yürüteci sesleriyle bozuluyor; fizyoterapist orada, masaj yapıyor, geriyor. Kaslar, sinirler ve deri de büyümeli. Mustafa, 26 yaşında, acıyı hissediyor: “Şu anda güç uyguladığımda küçük ağrılarım var. Ama ameliyatın hemen sonrasında, uyanınca hayatımda daha önce hiç yaşamadığım kadar acı çekmiştim. Çok ağırdı.”
“Ameliyattan hemen sonra, uyanırken hayatımda gördüğüm en büyük acıyı yaşadım.”
26 yaşında bir hastaGebze Haberler’a göre Türkiye
Eğer her şey yolunda giderse kısa süre içinde 10 santimetre daha güçlü bir şekilde taburcu olacak. Ancak tek acı bu değil: “Çok zor, çok sıkılır insan, diyor. Üç ay boyunca içeride kalırsın. Dışarı çıkmak istersin çünkü pencerenin dışındaki güneşi görürsün. Bu zor. Şimdi ise biraz daha az süreyle gidiyorum.”
Biraz ileride Mahiro, 21 yaşında Japonya’dan geldi. Gün boyu Japon filmleri izliyor ve özellikle mutfakla ilgili olanlara eğiliyor. Ramen ve sushi özlemi var. Ülkesi ona özlem duyuyor, ama dişli bir sabırla buraya odaklanmış durumda.
Her biri kendi bacaklarına odaklanmış durumda, ama hepsi fotoğraf için gülümsemeye ve başını sallamaya hazır. Burada mizah yapılmaz; hastalar fotoğraflanır, video çekilir, Instagram’da paylaşılır — ölçü cetvelinin altından öncesi/sonrası, yürürken, koşarken. Her hikaye yeni hastalar getiriyor.




