Türkiye’de Recep Tayyip Erdoğan giderek artan bir otoriter yönetim sürdürmektedir. Bu otoriter rejim tarafından sürekli izlenen bağımsız gazetecilerin mesleklerini icra etmekte ise büyük zorluklar yaşadığı biliniyor.
Bu metin yukarıdaki raporun transkripsiyonunun bir bölümünü oluşturmaktadır. Tam halini izlemek için videoyu tıklayın.
Polis, yöneticileri gözaltına alınan bir televizyon kanalının binaları önünde. Hükümet tarafından muhalefet olarak görülen medyaya yönelik yeniden kontrol altına alma girişiminin bir kez daha sahnelenişi. Geçen Temmuz’da Sözcü TV’nin programları, muhalefet gösterisinin yayınından on gün sonra yayından kaldırılmıştı.
Gittikçe otoriterleşen bir hükümet
Bu olaydan sonra gazeteciler işlerine yeniden başlasa da redaksiyonda izler kaldı. Yönetim için Türkiye bugün bağımsız çalışmayı giderek daha da zorlaştırıyor. «Giderek otoriterleşen bir hükümete boyun eğiyoruz. Gün geçtikçe medya alanlarını daraltıyor. Ta ki hiçbir şey kalmayana kadar. Karanlık bir sistemde çalışıyoruz ve biz kurbanlarız,» diyor kanalın yöneticisi Özgür Çakmakçı.
Senem ise sunucu. 32 yıllık kariyerinde şimdiye dek böylesine uçurum dolu bir an yaşamamıştı. «Bugün farklı bir sesin hoşgörüyle karşılanmasına izin verilmiyor. Halkın duyması gereken tek ses iktidarın sesi. Başka şekilde davranırsak kapatılırız,» diye anlatıyor.
Ve bazen durum daha da berbatlaşıyor. Türkiye’deki gazeteciler de hapis riskiyle karşı karşıya kalıyor. Furkan Karabay, adalet sisteminin yolsuzluğunu eleştiren bir haber yayınladıktan sonra geçtiğimiz mayıs ayında gözaltına alındı. “Furkan araştırmayı severdi. Davalardaki usulsüzlükleri gözlemliyordu. Mahkemelerde gördüklerini halkı bilgilendirmek istiyordu,” diyor kardeşi ve avukatı Harun.
Recep Tayyip Erdoğan, paylaşılamayan bir hükümranlık
Türkiye’de baskının yüzü: Recep Tayyip Erdoğan. 22 yıldır cumhurbaşkanı olan Erdoğan, paylaşılamayan bir hükümranlık sürdürmekte ve giderek daha otoriter bir yönetim biçimini hâkim kılmaktadır. Özellikle 2017’de Anayasa’da yaptığı değişiklikten bu yana bu durum iyice belirginleşmiştir. Bugün, parlamento, adalet ve ordunun kontrolü çoğunlukla ona aittir. Politik rakipleri hapiste; örneğin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, muhalefetin bir sonraki cumhurbaşkanı adayı olarak gösterilen isim, Mart ayı sonunda tutuklandı.
Bu tutuklama başkentte büyük bir protesto dalgasını tetikledi ve pek çok gösteri gerçekleştirildi. Muhalefet değişim umudunu taşıyor, ancak Erdoğan’ın yeniden aday gösterebileceği konuşuluyor. Bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 2028 yılında yapılması planlanıyor.





