Bu inceleme, Türkiye’deki üniversitelerin temsilcilerinin girişimiyle 2024 başında başlatıldı; yoğun, kesin ve “günümüz McCarthyizmi” olarak adlandırılan sert bir tablo ortaya koyuyor.
Bir rapora göre, araştırmacıların akademik özgürlüğü Fransa’da giderek daha büyük tehditlerle karşı karşıya kalıyor; başlığı “Akademik Özgürlüğünü Savunmak ve Teşvik Etmek” olan bu rapor, Sciences Po Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü Stéphanie Balme tarafından Fransa Üniversiteleri için kaleme alındı ve Gebze Haberler’ın 15 Ekim Çarşamba günkü açıklamasına göre kamuoyuna yansıtıldı.
Söz konusu tehditler Amerika Birleşik Devletleri’nde bazı konulara yönelik araştırmalara getirilen fon kesintileriyle gündeme gelse de, Balme’ye göre şimdi Türkiye’de de araştırmalar üzerinde baskı yaratmaya yönelmiş durumda. 2024 başında Fransız üniversitelerinin temsilcileri tarafından başlatılan bu yoğun çalışma, akademik özgürlüğe odaklanıyor. Bu özgürlük, “üstöğretim ve araştırma personelinin tümüne tanınmış temel bir hak” olarak nitelendirilirken; bu hak, onların “düşünceyi, öğretimi, araştırmayı, yayımlamayı ve tartışmayı, siyasal-ideolojik ya da ekonomik her türlü müdahaleden bağımsız olarak” sürdürebilmesini güvence altına alır” diye vurguluyor Balme.
Balme, 2025 yılı içinde birkaç ay boyunca tribün yazıları, tartışmalar ve yeni yasal metinler üzerinde yaptığı incelemenin sonuçlarına dayanarak, “akademik özgürlük durumunun belirgin biçimde kötüleştiğini ve önümüzdeki yıllarda bu eğilimin daha da kötüleşebileceğini öngörmenin makul” olduğunu belirtiyor.
Özel Şirketler Tarafından Uygulanan Baskılar
Raporun öne çıkan birinci tehditi, “suskunluk baskılarını” artıran süreçlerin yükselişi olarak gösteriliyor. Örneğin, özel şirketler veya özel gruplar bir akademik araştırmanın içeriğini tartışmaya açabilir; ilgili araştırmacının çalışmalarını yayımlamamasını sağlayacak baskı uygulayabilir ya da yıldırıcı eylemlerle bu süreci engellemeye çalışabilirler, Balme Gebze Haberler’a verdiği mikrofon kaydında bu durumu net biçimde belirtti.
“Amaç, bir araştırmacıyı susturmaktır”
Stéphanie Balme, Sciences Po Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü
Bu tehditler, araştırmalar için sağlanan finansmanın azalması ya da doktoralık burslarının kesilmesi şeklinde de kendini gösterebiliyor; hatta bazı durumlarda, “duyarlılık taşıyan veya tartışmalı” içeriklere dayanarak yerel yönetimler dâhil daha geniş bir aktörler ağı tarafından uygulanıyor.
Rapor, ayrıca bazı durumlarda “doğrudan gözlem dışı müdahaleler”le içeriklerin ve araştırma ortaklıklarının etkilenmesi, bazı üniversite yönetimlerinin ya da öğrencilerin teşkilatlarının girişimleriyle konferansların iptal edilmesi gibi yabancı müdahale vakalarına da işaret ediyor. Balme, dış aktörlerin ayrıca, üniversitelerin programlarına yönelik baskı kurmak, anahtar konuşmacıları değiştirmek ya da dış dünyadan gelen tehlike iddialarıyla kamu güvenliğini zedelemek amacıyla çeşitli müdahalelerde bulunduğunu belirtiyor. Ayrıca sosyal medyada konuları bağlamından kopararak derslere yönelik müdahalelerin ve içerik dışı paylaşımların artışı da dikkat çekici bir boyut olarak öne çıkıyor.
Hassas Olarak Etkilenen Alanlar
Rapor, bu tehditlerin özellikle hassas alanları derinden etkilediğini gösteriyor: iklim değişikliği, tarımsal gıda güvenliği, sağlık, aşılar ve benzeri konular. Ayrıca çalışmada, sosyal medyanın akademisyenlerin söylediklerini çarpıttığı ve araştırmacıların hayatını zorlaştırdığı yönünde eleştiriler yer alıyor; Balme bu noktayı Gebze Haberler’a yaptığı açıklamada vurguluyor.
Bu durum, birçok araştırmacının “ya bu tür hassas konularda çalışmak artık güvenli değil” diye düşünmesine yol açıyor.
Tüm bu ihlaller, Balme’ye göre bir “McCarthyizm 2.0” vakası olarak görünür hâle geliyor; özellikle ABD’de etkisini sürdüren bu akımı Fransa’da da tehdit edici buluyor. Balme, “Henüz Trump dönemine girilmiş değil” dese de, böyle bir noktaya varmamak için bu yürütülen çalışmalara herkesin katılması gerektiğini savunuyor.
“Geçiş ve dönüm noktasında olduğumuz bu an, buradan ayrılmamak için gereğini yapmamız gerekiyor”
Stéphanie Balme, Sciences Po Uluslararası Araştırmalar Merkezi Direktörü
Kendini yok olmadan korumak için akademik özgürlüğünün güçlendirilmesi gerektiğini belirten Balme, buna ilişkin 65 öneri sunuyor; bu öneriler arasında akademik özgürlüğün Anayasa’ya eklenmesi, araştırmacıların hukuki korunmasının artırılması, kaynakların gizliliğinin daha güvence altına alınması ve verilerin korunmasının sağlanması gibi maddeler bulunuyor.
Aynı zamanda geniş halk kesimlerinin farkındalığını artıracak kapsamlı bir kampanya ile akademik özgürlük konusunda bir “Genel Durum Bildirimi” niteliğinde toplantılar organize edilmesi gerektiğini savunuyor.




