Türkiye’de Yetkililer Spotify Hakkında “Provokatif” Playlist Şikayeti Üzerine Soruşturma Başlattı

| Elif Yalçın

Turkiye’de Rekabet Kurumu, Dijital Müzik Devi Spotify’a Soruşturma Açtı

Türkiye’de devreye giren Spotify soruşturması

Dünyanın önde gelen müzik akış hizmetleri platformlarından Spotify, Türkiye’de yürütülen rekabet soruşturmasının odağında yer alıyor. Türk Rekabet Kurumu, platformun uygulamalarında haksız rekabet unsurları bulunduğu iddiasıyla incelemesini başlattı. Bu soruşturmanın odak noktası, Spotify’ın bazı sanatçılara yönelik görünürlüğü arttırmak ve böylece piyasa dengesini bozmak suretiyle, Türkiye’deki müzik endüstrisinde adil olmayan uygulamalara yol açıp açmadığı. Ayrıca, platformun telif haklarının dağıtımında da yarışma hukukunu ihlal eden davranışlar sergileyip sergilemediği araştırılıyor.

Türk Rekabet Kurumu’nun yaptığı açıklamada, soruşturma kapsamında şu önemli iddiaların inceleneceği belirtildi:

“Spotify tarafından Türkiye’de uygulanan stratejiler ve politikaların, müzik endüstrisinde haksız rekabet etkilerine neden olduğu yönünde suçlamalar.”
Bu açıklama, 4 Temmuz Cuma günü kamuoyuna duyuruldu. Aynı gün içerisinde, Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Batuhan Mumcu, X (Twitter) üzerinden yaptığı paylaşımda, Spotify’a karşı dava açılması çağrısında bulundu. Bakan Yardımcısı, platformun bazı çalma listelerini kaldırma taleplerine olumsuz yanıt verdiğini ve bu listenin içeriklerinin toplumdaki hassasiyetleri dikkate almadığını belirterek, platformun hareketlerini şiddetle eleştirdi.

Spotify’dan hukuk uyumu garantisi

Spotify ise yaptığı açıklamada, Türkiye’deki faaliyetlerinin yasalara tamamen uygun olduğunu belirtti ve şunları ifade etti:

“Spotify, tüm uyarılarımıza rağmen gerekli önlemleri almakta ısrarcı olmuyor. Toplumsal ve dini değerlerimize yönelik saldırgan ve saygısız içeriklerin düzeltilmemesi, bizim taleplerimize rağmen devam etmektedir.”
Açıklamada, platformun Ankara’nın içeriği yakından takip ettiğine vurgu yapıldı ve ekledi:

“Spotify, ‘playlists’ adı altında paylaşılan içeriklerin, peygamberimiz Hz. Muhammed’e ve dini hassasiyetlere saygısızlık ederek, toplumsal değerlerimize zarar veren ve kabul edilemez saldırılarda bulunduğu şüphesiyle ilgili olarak, toplumumuzun ruhani dünyasına ve inançlarına yönelik tehditleri dikkate almaktadır.”
İlaveten, söz konusu çalma listelerinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a yönelik saldırgan ve uygunsuz içeriklere de yer verdiği iddialarına değinildi. Platformun, özellikle bu tür içeriklerin kaldırılması taleplerine kayıtsız kalması, ikili ilişkilerin gerilmesine sebep oldu.

Spotify’ın Türkiye’deki faaliyetleri ve yasal uyum iddiaları

2013 yılında Türkiye’de hizmet vermeye başlayan Spotify, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, faaliyetlerinin Türk yasalarına tamamen uygun olduğunu yineliyor. Şirket, “[Türkiye’de] tüm geçerli yasalarla uyum içindeyiz” ifadesini kullandı. Ayrıca, “Soruşturma ile tam işbirliği içinde bulunuyoruz, konuyu yakından kamoyuna yansıtarak anlayış kazanmaya çalışıyoruz ve yerel yetkililerle hızlı ve yapıcı bir çözüm için çalışacağız” dedi.

Spotify, suçlamalar ve içerik politikaları hakkında detaylı bir açıklama yapmamayı tercih etti. Şirket, 2024 yılı itibarıyla, yerel müzik endüstrisine toplamda “2 milyar Türk lirasından fazla” (yaklaşık 25 milyon dolar) ödeme yaptığını ve hizmetinin, Türk sanatçılarının telif haklarının uluslararası ölçekte güçlenmesine büyük katkı sağladığını belirtti. Bu, platformun Türkiye’deki müzik sektöründeki merkezi rolünü ve Türk sanatçıların gelirlerini artırmaya yönelik aktif katkısını gösteriyor.

Türkiye müzik endüstrisi için yeniden gözler üzerimizde

Spotify’ın Türkiye’deki faaliyetleri ve telif haklarının dağılımı konusundaki gelişmeler, ülke müzik piyasasında yeni bir dönemin habercisi olabilir. Kamuoyunun gündeminde yer alan bu soruşturma, hem platformun yerel toplumsal hassasiyetlere olan duyarlılığı hem de rekabet hukukuna uygunluğu açısından önem kazanıyor. Bu süreç, Türk müzik endüstrisinin ve sanatçılarının haklarının korunması, adil rekabetin sağlanması ve dijital içerik sektöründe sağlıklı bir ortamın oluşması adına kritik bir kilometre taşına işaret ediyor.

Türkiye’de dijital müzik platformlarının ve içerik sağlayıcıların, yasalara uygun hareket etmeleri ve toplumsal değerleri gözetmeleri gerektiği bir kez daha hatırlanmış oldu. Bu gelişmeler, sektör adına uzun vadeli düzenleyici ve hak temelli politikaların hayata geçirilmesi için de önemli bir adım olabilir.

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.