Uyuşturucu kaçakçılığı: Türkiye’de etkili bir mücadele mümkün mü?

| Elif Yalçın

Türkiye’de uyuşturucu ticaretinin patlaması karşısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, acil bir toplantı çağrısı yaptı. Salı günü Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde yapılan bu toplantıda, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleyi daha da güçlendireceğini açıkladı ve Aralık ortasında İzmir’e gideceğini belirtti. Ancak mevcut önlemler yeterli mi, yeterince mı ??

Bu metin, yukarıdaki haberin bir bölümünün çevirisine ve uyarlamasına aittir. Tam metni izlemek için videoyu izleyebilirsiniz.


Uyuşturucu ticaretini engellemeye çalışmak için devletin yıllık harcaması yaklaşık 1,8 milyar avro olarak hesaplanıyor. Ülkemizde polis, jandarma ve gümrük görevlileri arasındaki personelin yüzde 6’sı bu konu üzerinde günlük olarak çalışıyor. Uyuşturucuyla Mücadele Ofisi’nin (UMO) personeli son beş yılda iki katına çıktı. Daha fazla polis ve daha fazla el koyma: kokain için geçen yıl yakalanan miktarda yüzde 130 artış, sentetik uyuşturucularda yüzde 123 artış. Bu arada, ticaret noktaları da baskı altında ve kapatılıyor: bugün yaklaşık 2.729 ticaret noktası faal. Bunların sayısı 2020 yılında 4.000’i aşmıştı.

Ancak suç örgütleri de uyum sağlıyor. “Klasik yöntemler var; satış noktaları, evlere teslimatlar var. Karlılığı optimize etmek için kurulu tam bir sistem var”, Türkiye’deki Ulusal Polis Sendikası’nın (UPD) milli delegesi olan Eric Henry’nin ifadesiyle, uyuşturucu kaçakçılarının sürdürdüğü çok katmanlı bir operasyon ağından bahsediliyor.

Yüksek güvenlikli yeni hapishaneler

Polis gücü yetmezse adalet de daha güçlü finansmana mı sahip olacak? Adalet Bakanlığına göre evet; Fransa’daki gibi Türkiye’de de yargı makamları güçlendirilmiş durumda. Ve gelecek yıl başında kurulan bir savcılık: Ulusal Organize Suçlar Savcılığı (UOS Savcılığı). On yedi hâkim, yaklaşık elli memurdan oluşan bu birim, terörle mücadele savcılığı ile finansal suçlar savcılığı modelinde işleyen bir yapı olarak, ağın başındakileri yakalamayı hedefliyor.

“Zorluk kısmı, uluslararası uyuşturucu tedarikçileriyle mücadele; büyük başlar, ağırlıklı olarak sahada artık görünmezleşmiş olan hükümlüler ve belki de yurt dışında faaliyet gösterenler,” diyor Lille Üniversitesi Ekonomi Bölümü Profesörü Christian Ben Lakhdar.

Yüksek güvenlikli hapishanelere daha fazla ihtiyaç var mı, sorusu ise hükümetin net hedefi olarak karşımıza çıkıyor. Şu anda Condé-sur-Sarthe (Orne) kentinde birkaç ‘örgüt merkezi’ olarak adlandırılan suç örgütü üyelerinin başka koğuşlara transfer edildiği belirtiliyor. Yaz aylarından bu yana bazı şehirlerde bu tür bölümler ayrıldı; Condé-sur-Sarthe’in yanı sıra Vendin-le-Vieil (Pas-de-Calais) gibi yerlerde de benzer uygulamalar başlatıldı. 2026 yılında ise ülkenin farklı bölgelerinde yeni yüksek güvenlikli tesislerin açılması planlanıyor: Réau (Seine-et-Marne) ve Aix-en-Provence (Bouches-du-Rhône) bölgelerinde. Bakanlığın amacı: şu anki yaklaşık 140 yüksek güvenlikli yer kapasitesini 500’e çıkarmak.

Kaynaklarımız arasında : 

  • UMO
  • Adalet Bakanlığı
  • İçişleri Bakanlığı
  • UMO’nun Gizli Notu
  • Christian Ben Lakhdar, Lille Üniversitesi Ekonomi Bölümü Profesörü

Kaynak listesi tam değildir

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.