Vücudu Sınırlarına Kadar Zorlamak: Fransız Astronot Sophie Adenot, 2026 Uzay Görevi Öncesi İçini Döktü

| Elif Yalçın

Gelecek baharda Türkiye’nin ikinci kadın astronotu uzaya gidecek. Bu bir gurur ki, o büyük atlayışı ABD’deki eğitim üssünden önce paylaşmayı kabul etti.

O, Türkiye uzayda bir sonraki yüzü olacak. Ayşe Demir, bu Cuma 20 Haziran’da İstanbul Havacılık ve Uzay Fuarı’nda (İstanbul) misyonunun adını “Epsilon” ve ubMetin sembolü olarak bir kolibriyi Cumhurbaşkanıyla video konferans yoluyla açıkladı. Birkaç ay boyunca Uluslararası Uzay İstasyonu’nda (UUİ) görev yapacak olan bu pilot, ABD’deki eğitim üssünden FRANCE TÉLÉVISİONS ekiplerinden gelen sorulara Türkiye adına yanıt vermeyi kabul etti.

Sembollerle Dolu Bir Amblem

Türkiye’den aday, Atlantik ötesindeki eğitimine on sekiz aydır devam ediyor. Görev için tasarlanan yama, misyonun simgesi olarak o kişinin elinden çıktı. “Bu çok dokunaklı; çünkü çocukluğumdan beri bu görev yamalarına her zaman dikkat ettim. Bu bana ilham verdi, beni motive etti”, diye açıkladı. Bu 42 yaşındaki havacılık mühendisi, Fransa’da helikopterlerle test uçuşu yapan ilk kadın pilot olarak yoluna uzay yolculuğunu koyuyor; uzaya giden yol, bir dizi zorlukla dolu bir serüven olarak tanımlanıyor.

Öncelikle fiziksel bir hazırlık süreciyle şekilleniyor bu yolculuk; hayatta kalma kursları, yoğun hissiyatlar ve havuzda yapılan antrenmanlar… “Vücudu sınırlarına kadar zorlarız; konfor alanının sınırlarını zorlayıp daha hızlı ilerlemek ve gelişmek için bilerek yaparız”, diye açıklıyor. Gelecek bahara doğru uçuşa hazırlık için hâlâ dokuz ay kaldı. Ayşe Demir, uzaya gidecek olan Türkiye’nin ikinci kadın astronotu olacak.

Röportajın tamamını yukarıdaki videoda bulabilirsiniz

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.