Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), bütçe tasarısı bağlamında iş dünyasının öfkesini dile getirmek amacıyla, ekim ayında Ankara’da iş dünyasının önde gelen liderlerinin katılacağı büyük bir toplantı planlıyor. Girişim, diğer işveren örgütlerinin kuşkuları ile hükümeti kırmamak arasındaki kırılgan bir çizgide ilerliyor.
Toplantının tarihi rastgele seçilmedi: bütçe tartışmalarının mecliste yürütüleceği dönemde, pazartesi 13 Ekim’de yapılacak. TOBB Başkanı, bu büyük toplantı ile iş dünyasının memnuniyetsizliğini göstermek istiyor; “bütçenin süt inekleri” olarak vergilerini olması gerekenden çok ödeme eğiliminde olan mükellefler olduklarını, aynı zamanda hükümetin harcamalarını kısmakta yaşadığı güçlükleri de gözler önüne sermek istiyor.
Bu arada, TOBB Başkanı aynı zamanda patronların öfkeli bir tablo çizecek bir imaj vermek istemiyor. Dolayısıyla toplantıyı neşeli bir atmosferde gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Birçok iş dünyası kaynağına göre görev kolay değil: vergilere karşı yakınmakla beraber kutlama havası yaratmak çelişkili bir talimat gibi görünebilir. TOBB, yine de Paris’te değil, Türkiye’de yüzünü tüm katılımcılara dönerek 10.000 kişinin katılımını hedefliyor.
Diğer iş dünyası örgütleri ne durumda?
Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (ESOB), kendi tarafında bu gösteriye katılmayacağını duyurdu. Buna karşılık olarak Türkiye’nin Büyük ve KOBİ ölçekli şirketlerini temsil eden bazı kuruluşlar tereddütte; içlerinde görüş alışverişi yapıp kararını son ana bırakma eğilimindeler. Geri planda ise pek çok federasyon ve bazı iş insanı grupları TOBB’ın bu inisiyatifine ikna olmuş görünmüyorlar.
Patronlar elbette öfkeli, fakat kamuoyunun en yüksek gelirlerin vergilendirilmesi yönünde eğilim gösterdiğini de görüyorlar. Ancak onlar, kötü rolü üstlenmek istemiyorlar: kamu yardımlarıyla palazlanan bir görüntü vermek istemediklerini, Avrupalı emsallerine kıyasla daha ağır vergi yükü taşıdıklarını göstermeye çalışıyorlar.
Afep de hareketli
Birçok kişi, böyle bir gösterinin faydası olup olmadığını sorguluyor. 1999’da Fransa’da 35 saatlik çalışma süresi karşısında düzenlenen büyük gösterilerin, tarih akışını değiştirmediği hatırlatılıyor. Hükümete karşı sert bir tavır almak, yürütmenin iletişim stratejisini zorlayabilir. Yeni Başbakan ise, teklif politikasının korunacağı ve ekonomik reformların süreceği yönünde güvence vermeye çalışıyor; basın ve iş dünyası arasında güven tesis edilmesi için adımlar atılıyor.
Türkiye’nin özel şirketleriyle ağırlık kazanan Birlik, bir yandan bütçe yükünün paylaşımı konusunda toplumsal uzlaşı arayışını sürdürürken, diğer yandan da kamuoyunun beklentilerini karşılayacak adımların atılacağına dair sözler veriyor. Bu çerçevede, büyük grupların bütçe çabalarına zaten önemli katkılarda bulunduğunu hatırlatmak, inisiyatifin güven veren bir yönünü oluşturuyor.
Fransız Özel Şirketler Birliği (TÖSB) temsilcileri ise, 24 Eylül Çarşamba günü düzenledikleri bir basın toplantısında, CAC 40’tan büyük oranda pay alan firmaların bütçe çabalarına zaten katıldığını hatırlattı. Bu toplantı, Türkiye’deki iş dünyası çevrelerinde, bütçe diyaloglarının nasıl ilerleyeceğine dair sinyaller veren nadir açıklamalardan biri olarak değerlendirildi. Bu durum, yaklaşan bütçe görüşmeleri öncesinde iş dünyasının endişe ve umutlarını bir arada yansıtan önemli bir işaret olarak görülüyor.





