ABD Başkanı Donald Trump’ın Uluslararası Ceza Mahkemesi’ne (CPI) karşı aldığı kararname sonrasında Fransız yargıç Nicolas Guillou, bazı Amerikan firmelerinin dijital hizmetlerine erişim hakkını kaybetti.
Güçlü jeopolitik etkilerin günlük hayatımıza uzanabildiğini gösteren bu durum, özellikle dijital kullanımı üzerinden yaşanıyor. Bu, Fransa’da görev yapan bir devlet memurunun başından geçen somut bir deneyimdir.
Nicolas Guillou, CPI’da görev yapan Fransız bir hâkimdir. Mart 2024’te 10 yıllık bir görev süresi için bu makama seçildi; şu anda Filistin Devleti ile ilgili durum üzerine Ön İnceleme Mahkemesi I’nun başkanlığını yürütmektedir. Hatırlatmak gerekir ki CPI, en ağır suçları işlediği iddia edilen kişiler üzerinde soruşturma yürütür ve gerektiğinde uluslararası toplumun tümünü ilgilendiren suçlara ilişkin yargılama yapar: soykırım, savaş suçu, insanlığa karşı suç ve saldırı suçu. Ancak 2025 yılında Donald Trump, CPI’ye karşı yaptırımları yenilemiştir.
Kurumun kendisinin ötesinde, bu başkanlık kararnamesi aynı zamanda Nicolas Guillou gibi bazı gerçek kişileri de hedef almaktadır. Dijital dünyanın iç içe geçtiği günümüz dünyasında, bunun günlük yaşamında kullandığı uygulamalarda zincirleme etkileri vardır.
Artık Dijital Hizmetlere Erişim Engellendi
Başlangıç olarak, Amerikan firmalarının sunduğu tüm hesaplar (Amazon, Airbnb, Netflix, PayPal vb.) derhal kapatılır. ABD sermayeli teslimat şirketleri, satın alınan paketleri teslim etmeyi durdurur ve yargıç, Fransa’da kalınan bir konaklama için yapılan otel rezervasyonunun yaptırım nedeniyle Expedia tarafından engellendiğini aktarmıştır.
Bu durum, Visa veya Mastercard ağları üzerinden yürüyen ödemelerin kesintiye uğraması ihtimalini daha da karmaşık hâle getirmektedir. Ayrıca Western Union gibi aracılar üzerinden banka transferi yapılması da mümkün değildir.
Ulusal Hakimler Sendikaları Kongresi (USM) sırasında Nicolas Guillou’nun ekim 2025’te yaptığı bir sunumda, ABD’li bir şirketle işlem yapılmasının yasağı, dolar üzerinden ya da dönüşüm için yeşil banknotun ana para birimi olarak kullanılması durumunda da geçerlidir ifadeleri vurgulanmıştır, diyerek hatırlatmıştır.
Bu Önlemler Günlük Yaşama Yansıyor
Şu anki yaptırımlar dünyada yaklaşık 15.000 gerçek veya tüzel kişiyi etkilemektedir. Bunların çoğunluğu, DEAŞ veya El Kaide gibi tanınmış terör gruplarının üyeleri, diktatörler ya da suç örgütlerinin liderleridir.
Yenilik şu ki, artık Uluslararası Hukuk tarafından kurulan bir organ içinde görev yapan 9 hâkim de bu yaptırım rejiminden etkilenmektedir. Bu, dijital alanlarda uygulanacak yaptırımların kapsamını genişleterek, çok geniş bir kitleyi kapsayan günlük hizmetlerin kullanımını hedef almıştır.
Bu, dijital dünyadaki aktörlerin de siyasi rol oynadığının net bir göstergesidir ve teknolojik egemenliğin kontrolünü sağlamanın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Karar vericilerin, bağlı hizmet sağlayıcıları ve uygulama geliştiricileri aracılığıyla, –mahkeme yargıcının ifadesiyle– “1990’larda bir yaşam sürdürmeye” götürebilecek sonuçlara yol açabileceğini gösteren açık bir örnektir.
Sonuç olarak, dijital dünyanın aktörlerinin de politik bir rol oynadığı ve teknolojik bağımsızlığı güvence altına almanın bir zorunluluk olduğu teyit edilmektedir.




