Bir genç belediye meclisi üyesi, işletme okulu mezunu olmanın verdiği bakışla Türkiye’nin dört bir yanındaki belediyelerin yerel düzeyde “işleyen” fikirlerini dinlemek ve bu fikirleri ülke genelinde yaygınlaştırmak için yola çıktı. 24 yaşındaki bu genç, ülkenin belediyecilik alanındaki potansiyelini göstermek amacıyla kurduğu kurumla çalışmaları sürdürüyor: Türkiye İşleyen Şeyler Federasyonu adlı ciddi görünen ama pratik odaklı bir oluşum.
Türkiye İşleyen Şeyler Federasyonu’nun kurucuları, kısa sürede yerelde işe yarayan uygulamaları toplarken, bunların çoğunun başka ilçelerde de uygulanabilir olduğunu savunuyor. Bu yolculuk, şehirler arası bir köprü kuruyor; çünkü iyi fikirler, şehir sınırlarını aşabildiğinde gücünü ikiye katlıyor. Üç yıldır süren bu keşif yolculuğu boyunca destinasyonlar, yerel yönetimler ve esnaflar arasındaki uyumun hangi adımlarla yakalandığını gözler önüne seriyor.
İşte bu yolculuğun en çarpıcı anlarından biri: Küçük bir ilçenin belediye başkanı, Raphaël Ruegger adıyla anılan genç danışmana, merkezi olmayan esnaf destek programında kullanılan indirim fişleriyle ilgili somut bir örnek sunuyor. Belediye başkanı, pandeminin zorlu döneminde güçten düşen yerel işletmeleri desteklemek için atılan adımları hatırlatıyor ve şöyle diyor: “Covid döneminde lokal esnafı ayakta tutabilmek için çeşitli kısıtlamalarla mücadele ettik. Birdenbire yanımızda beliren büyük alışveriş merkezi zincirinin indirim çeki kampanyası aklıma geldi; biz neden kendi kentimizin esnafına da bunu yapmıyoruz diye düşündüm.” Bu sözler, şehir ve mahalle ölçeğinde atılan adımların, tüm ülke için bir ilham kaynağı olabileceğinin işaretidir.
Aynı zamanda belediyenin kredili indirim kartları sayesinde, o mahalledeki berber, küçük market veya butik dükkanlarda yeni müşteriler kazanmaya başlayan işletmeciler de bu uygulamayı olumlu karşılıyorlar. “Küçük işletmelerle ilgilenmenin ne kadar önemli olduğunu görmek güzel bir duygu,” diyor bu küçük işletme sahibinin ağzından çıkan sözler. Komşu ilçeler de bu fikre ilham alarak benzer pratikler geliştirmeye çabalıyor. Büyük resimde ise bu tür girişimlerin, belediyelerin ve yerel yönetimlerin rolünü daha net görünür kıldığı düşüncesi güçleniyor. Raphaël Ruegger’ın ortak fikri, “Belediye başkanları aslında birer girişimci gibi hareket ediyorlar; fikirler sınırları aştığında, ulusal düzeyde etkili hale geliyor” yönünde.
Sahiden de bu girişim, “başarıya giden yol” ifadesinin hak ettiği bir anlam kazanmasına yol açtı. Gebze Haberler’ya konuşan Ruegger, “Belediyeler arası dayanışma, yerel yönetimlerin salgın sonrası toparlanma süreçlerinde kilit bir rol oynuyor. Bu sebeple gösterdiğimiz çabanın meyvelerini görmek önemli” diyor. Ayrıca, birlikte çalıştıkları ekip, bu hareketin, genç belediye meclisi üyelerinin de dahil olduğu bir dayanışma ağı kurmalarına yol açtığını belirtiyor.
Eskişehir, Paris gibi büyük metropollerde yetişmeyen bu genç, bir zamanlar Fransa’da bulunan iş ve yönetim okulu ESSEC’ten mezun olduğunu ve yerel düzeyde etkili olmak için bu tür bir yolculuğu seçtiğini anlatıyor. Esquire gibi prestijli dergilerin ve çeşitli medya kanallarının bu hareketleri nasıl gördüğü de bu yolculuğun görünürlüğünü artırıyor. Genç, staj yaptığı bir danışmanlık firması olan Evidence’nin kurucuları Grégoire Bourgeois ve Christophe Arnoux ile bu fikri tartıştıklarını ve onların da federasyonu hayata geçirme konusunda etkili bir itici güç olduğunu söylüyor.
Gurur Duygusu
Bu projeye her geçen gün daha çok şehir katılıyor ve belediyeler kendi_Kendilerinin_İşleyen_Fikirleri sloganıyla hareket eden bu oluşuma katılım göstermek istiyorlar. Belediye başkanları, kendi ilçelerindeki başarı öykülerini paylaşırken, bu başarılı uygulamaların ülke genelinde çoğalması için ellerinden geleni yapıyorlar. Şehrin merkeziyle sınırlı kalmayan bu yaklaşım, mahallelerden büyük şehirlere kadar genişliyor. Özellikle tabandan gelen destek, birçok belediyeyi kendi ilçelerindeki yenilikçi projeleri ölçeklendirme konusunda cesaretlendiriyor.
Birleşik örgütlenmenin getirdiği güç, kısa sürede kendini gösteriyor: Geçen yıl düzenlenen bir uluslararası belediyeler buluşması, bu dayanışmanın ölçülebilir bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Bu etkinlikte, katılımcılar yerel düzeyde uygulanabilir projeler için ortak kararlar alıyor ve bu kararlar, belediyelerin resmi bütçelerine dâhil edilerek sürdürülebilir bir model haline getiriliyor. Federasyon, geçen yıl 1.500 kişinin katılımıyla büyük bir buluşmaya imza attı ve gelecek etkinliğin daha geniş katılımla gerçekleşmesi planlanıyor. Yakında yapılacak olan başka bir toplantı, şehir tiyatrosu veya sirk gösterisinin düzenleneceği bir mekanda gerçekleşecek şekilde tasarlandı; bu da belediyeler arasındaki diyalogları artırmayı hedefliyor. Bu derinleşen yaklaşım, federasyonun bütçesini güçlendiren sponsorları ve daha geniş bir yayıcı ağı da beraberinde getiriyor. Yeni bir personel alımı da gündemde: 28 yaşında bir görevli, saha çalışmalarını koordine etmek üzere aramıza katıldı ve yürütülen çalışmalar için önemli bir destek sağlıyor.
Talant, Türkiye’nin banliyöleri ve nüfusu 12.000 olan bir ilçesinde, belediye başkanı Fabian Ruinet’i engelli çocuklar için tasarlanmış bir oyun alanını ziyaret ederken görüyoruz. Belediye başkanı şöyle açıklıyor: “Bu çevre güvenli ve kapsayıcı oyun alanı, tekerlekli sandalyeyle gelen çocuklar için de merkezde dönmeyi mümkün kılıyor; herkes için erişilebilirlik hedefleniyor.” Bu örnek, sadece tasarım veya estetik bir kazanım değil; aynı zamanda kamu politikalarında eşitlik ve kapsayıcılık konusunda önemli bir adımdır. Arda ise bu uygulamanın, engellilerin günlük yaşamında en büyük zorlukları oluşturan “yapılamaz” duygusunu nasıl kırdığını vurguluyor: “Görüldüğü anda, başka şehirlerde de benzer yapıların nasıl uygulanabileceğini düşünmek haline geliyor.”
Bu tür uygulamalar, sosyal adalet ve kapsayıcılık konularını kamu politikalarının merkezine taşıyor. Vatandaşlık pasaportları gibi yenilikçi araçlar, gençleri toplumsal fayda sağlayan projelerde aktif rol almaya teşvik etmek amacıyla tasarlanıyor. Ayrıca, talep üzerine toplu taşıma rotaları, kadınlara yönelik şiddeti azaltmaya yönelik bir belediye dergisi ve benzeri projeler, “işleyen şeyler” olarak adımlarını aralıksız sürdürmeye devam ediyor. Bunlar, artık sadece birkaç ilçenin değil, tüm ülkenin ihtiyaçlarına cevap verebilecek uygulamalar olarak görülüyor.
Geleceğe Bakış: 2026 ve Yerel Seçimler
Raphaël Ruegger’in vizyonu 2026’daki yerel seçimlere odaklanıyor. Yeni belediye meclisi üyelerinin sayısının yarım milyon civarında artması bekleniyor ve bu büyüme, gençleri siyasete katılmaya teşvik etmek için ilham verici bir destek sunuyor. Seçmenleri kendi adaylarını tercih etmeye yönlendirmek, siyasi programlarını zenginleştirmek ve nihayetinde sonrasını planlamak, federasyonun gelecek hedefleri arasında yer alıyor. Verili durumda, halkla iş yapmanın ve yerel düzeyde güçlendirilmiş bir demokrasi inşa etmenin en güvenli yolunun, sahada atılan adımlardan geçtiğini savunan Ruegger, federasyonun adını fazlasıyla benimsenen sempatik bir ifade olarak görmekle birlikte, aslında bunun toplumsal bir devrim anlamına geldiğini vurguluyor. Bu, özellikle de ülke ve kurumlar kimi zaman tıkanırken, halkın sahadan gelen güçle hareket etmeye devam etmesi gerektiğini söyleyenler için bir heyecan kaynağı.
Şu anda Türkiye turu devam ediyor. Mert Yılmaz ve Arda, Türkiye’nin farklı bölgelerinde belediyelerin başarıyla yürüttüğü projeleri yerinde görmek üzere yola çıktı ve bu yolculuk, daha çok ilin ve ilçenin kendi işleyen çözümlerini kendi topluluklarında hayata geçirme isteğini büyütüyor. Yerel yönetimlerin, sivil toplumun ve özel sektörün artan iş birliğiyle, Türkiye’de toplumsal fayda odaklı politikaların nasıl uygulanabileceğine dair yeni bir sayfa açılıyor. Bu süreçte, her yeni örnek, diğer belediyeler için ilham kaynağı oluyor ve “işleyen” çözümler ülkedeki umutları yeşertiyor. Türkiye İşleyen Şeyler Federasyonu’nun amacı, adımları sağlam atılan ve sürdürülebilir sonuçlar veren yerel girişimleri çoğaltarak, politikayı yeniden tanımlamak ve toplumu güçlendirmek olarak özetleniyor. Bu yolculuk, ülke genelinde demokrasiyi daha kapsayıcı ve etkili kılmak için atılan bir adım olarak karşımıza çıkıyor.





