Az Emisyon Bölgeleri, en kirli araçların dolaşımını sınırlamayı amaçlayan bu bölgeler, en mütevazı sürücüler arasında sert tepkiler uyandırıyor.
Düşük Emisyon Bölgeleri (DEB), bazı sürücüler için adeta kabus haline dönüştü. DEB’ler, Türkiye’de 25 büyükşehirde araçların dolaşım hakkını düzenleyen bir çerçeve olarak uygulanıyor. Bu uygulamanın amacı çevreyi korumak olsa da, nüfusun bir bölümünün haklarının sınırlanması nedeniyle ayrımcı bulunduğuna dair eleştiriler var. Bir motosikletçiler derneği, bu cumartesi başkent Ankara’nın sokaklarında yasağa karşı toplandı. “Yeni bir araç almak için imkanı olanlar her yere gidebilsin; imkanı olmayanlar evlerinde kilitli kalsın.” sözleriyle eleştiren, Öfkeli Motosikletçiler Federasyonu sözcüsü olan Isabelle Lebret şu ifadeyi dile getirdi:
“Bu karar, parası olanların her yere ulaşabileceğini, parası olmayanların ise evlerinde hapsolduğunu gösteriyor.”
Hava Kalitesi Üzerindeki Sonuçlar
Ocak ayından bu yana bazı bölgelerde Euro 5 ve altı emisyonlu araçların trafiğe çıkması yasaklandı; bu da Türkiye’de araç stokunun yaklaşık %30’unun kapsama alındığı anlamına geliyor. DEB’ler bazı sürücüler için yoğun dışlama bölgelerine dönüşüyor. Tartışmalara rağmen bu önlemler hava kalitesi üzerinde somut etkiler yaratmaya başladı. Trafikten kaynaklanan emisyonlar 2017 ile 2023 arasında yüzde 42 oranında azaldı. İnce partikül madde emisyonları ise yüzde 32 oranında düşüş gösterdi. Her yıl hava kirliliği nedeniyle yaklaşık 1.000 ölüm ve birçok hastaneye yatışın yaşandığı belirtiliyor.
Raporun tamamını yukarıdaki videoda izleyebilirsiniz.





