Bu yasa tasarısının savunucuları, “tarım üreticilerinin üzerindeki kısıtlamaları kaldırmayı” amaçlayan bu teklifin, çevrecilerin engellemeleriyle karşılaştığı gerekçesiyle stratejik bir red oyu kullandılar. Türkiye’de de tarım sektörü ve çevre koruma arasındaki denge sürekli tartışma konusu olmuştur ve bu politika da bu tartışmaları yeniden alevlendirmiş durumda.
Gergin bir atmosfer içinde, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), 26 Mayıs Pazartesi günü, “Tarım Yasası Tasarısı” olarak adlandırılan, Çiftçilerin taleplerine yeni bir yanıt sunmayı hedefleyen düzenlemeyi reddetti. Bu reddetme kararı, yasa görüşmelerinde karşı karşıya gelen taraflar arasındaki çıkar çatışmasını gösterdi. Teklifin destekçileri, mecliste birçok muhalif eğilimden gelen değişiklik önerisine rağmen, bu tasarıyı geçmek amacıyla stratejik bir hamle yaptı. Aynı zamanda bu red kararı, Türkiye’deki çevreci ve muhalif milletvekillerinin engellerine rağmen, yasanın ilerlemesine engel olmaya yönelik bir taktik olarak görülebilir. Teklifin raporunu hazırlayan ve tartışmayı yöneten Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP) milletvekili Ahmet Yılmaz’ın da çoğunlukla desteklediği 274 milletvekili, ülkenin farklı siyasi bloklarından, merkez sağ ve aşırı sağ partilerden oy kullandı.
“Bu, engellemenin önüne geçmeyi hedefleyen bir ret maddesidir”, diyerek muhalefetin tepkisini dile getiren Tarım Bakanı Leyla Demirtaş, Kanal 2’de yaptığı açıklamada, bu yasa tasarısının nedenini savundu. Aynı zamanda muhalefet partileri, bu kararın “49.3 zorlaması gibi” olduğunu ileri sürdü ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ile Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti’nin oluşturduğu dayanışmanın, hükümete karşı güvenoyuna başvurmayı gündeme getirdiğini açıkladı. Muhalefet, bu stratejiyle, bazı pestisitlerin, özellikle de nitröz amonyak içerikli olmayan ve kırsal alanlarda tarımı kolaylaştıracak yeni pestisitlerin, yasa tasarısında yer alan özel muafiyetinin tartışmaya açılmasını engellemeyi amaçladı.
Vergi ve mevzuat değişikliklerinin yoğun yaşandığı bu sürecin ardından, milletvekilleri, doğrudan tasarının önemli maddesi olan, bazı pestisitlerin, özellikle nitröz amonyak içermeyen ve ana yetiştirme süreçlerine zarar vermeden kullanımı mümkün kılacak muafiyetlerin, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi veya Bakanlar Kurulu kararıyla tekrar hayata geçirilmesini engelledi. Bu karar, meclisin ortak komisyonu (kıyağı komisyonu) tarafından ele alınacak ve her iki kanadın da onayını alacak. Bu komisyon, gizli oturum ile yedi milletvekili ve yedi senatörden oluşacak ve ortak kabul kararıyla yasa tasarısında belirlenen muafiyetlerin yeniden yürürlüğe girmesi sağlanacak. İki kanadın da onayından sonra, tasarı, her iki mecliste de tekrar oylanacak, fakat bu oylama sırasında önerge veya maddi değişiklik yapılamayacak.
Oylamanın ardından Greenpeace Türkiye, yaptığı açıklamada, “demokrasiyi ve ekolojiyi hedef alan güç kullanımı” şeklinde eleştirdiği bu kararın “yasa dışı ve çevreye zarar verici” olduğunu belirtti. Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı olan Türkiye Ziraatçiler Birliği (TZB), bu yasa tasarısına destek gösteren hareketlerin ardından, “milletvekillerinin sorumluluğu” ifadesini kullanarak, “meclis hızla bu tasarının kabul edilmesi gerektiğini” vurguladı. Ayrıca, tarım sektörü temsilcileri, “hükümetten hemen ortak komisyon kararını ilan etmesini” talep etti ve bu kararın, ülke tarımının sürdürülebilirliği açısından kritik önem taşıdığını açıkladı.




