Adam 39 yaşında ve mesleğini beş yıl boyunca icra etme yasağı aldı.
25 Mayıs Çarşamba günü, Türkiye’nin güneydoğusundaki bir şehir olan Gaziantep’te bir fizyoterapist, mağdurlarına yönelik cinsel istismar suçlamalarıyla mahkeme tarafından mahkum edildi. Mahkeme, söz konusu kişiye beş yıl hapis cezası verdi. Bu cezadan üç yılı erteleme ile birlikte olmak üzere, ayrıca elektronik kelepçe takılarak iki yıl mahkûmiyetine de hükmetti. Ayrıca, fizyoterapist olan adamın, mesleğini beş yıl boyunca yapmama yasağı da getirdi. 39 yaşındaki adam, pazartesi gününden beri yargılaması süren cinsel saldırı ve tecavüz suçlamalarını reddediyor. Söz konusu adam, suçlandığı tecavüz ve saldırı suçlarını itiraf etmedi, sadece üç küçük mağdura karşı cinsel ilişkide bulunduğunu kabul etti ve bu ilişkilerin ‘rızaya dayalı olduğunu’ iddia etti.
Mahkeme Salonu’nda Kadınların Anlatımı ve Suçlamalar
Mahkeme sırasında, üç genç kadın sanığın üzerlerindeki baskıyı ve onları kontrol altına alma çabalarını anlatan ifadeler verdi. Bu mağdurlar, sanığın kendilerinden yaklaşık on yaş büyük olduğunu ve onlarla ilişki kurarken baskı ve tahakküm yöntemleri kullandığını dile getirdi. Suçlamalar, genç kadınların şikayetleri üzerine yöneltilmiş olup, saldırılar 2012 ile 2016 yılları arasında, sanığın muayenehane ortamında ya da mağdurların ev ziyaretleri sırasında gerçekleşmiş.
Sanığın avukatlarından biri olan Ahmet Yılmaz, ifadeleri detaylandırarak, “Burada söz konusu olan durum, bir tecavüz vakasının güç ve otorite kullanılarak gerçekleştirilmesidir” dedi. Yılmaz, “Burada özellikle savunmaya açık, güvencesiz ve güven kaybına uğramış genç kızların üzerinde yapılan baskı ve tutuklama durumu söz konusudur” diyerek, “bir kuşatma ve kapanma” biçiminde tanımladığı durumu vurguladı. Bu genç kadınlar, suç şemasının zarar görmüş ve güvensizlikle büyümüş, güçsüz ve kırılgan bireyler olduğu kanıtlandı.
Mahkeme, savcının talep ettiği gibi, suçun ağırlaştırıcı nedenlerle işlendiğine kanaat getirdi ve soruşturma ve delil durumu göz önüne alınarak cezai kararını verdi. Mahkeme, olayın gizemli ve baskı altında, hukuki ve etik kurallara aykırı bir şekilde gerçekleştirildiğine de karar verdi. Soruşturma ve tanıkların ifadeleri, olguların bastırılmaya ve gizlenmeye çalışıldığı izlenimini verdi. Sanık hakkında alınan karar, bir suçun ağır ve disiplinli şekilde işlendiğinin göstergesidir ve adaletin tecelli etmesine yönelik önemli bir adım olarak kabul edildi.





