Yüzbinlerce Türk, Cumartesi günü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasını protesto etmek için sokaklara çıktı. Türkiye’nin en önemli muhalefet figürlerinden biri olan İmamoğlu’nun gözaltına alınması, ülke genelinde geniş yankı uyandırdı. Fransa Televizyonları, özellikle rejime muhalif gençlerle yaptığı röportajlar aracılığıyla Türkiye’deki mevcut durumu gözler önüne serdi.
Gençlerin cesur sessiz çağrısı: Umutsuzlukta mücadele
Yaşları 20, 21 veya 22 olan gençler, ilk kez siyasi bir direnişte yer alıyorlar. Fransa Televizyonları tarafından bulunan bu gençler, 29 Mart Cumartesi günü ilk kez, iktidara doğrudan meydan okuyor. Bir genç, “Mücadele etmeye çalışıyoruz çünkü mücadele etmezsek, umut da kalmaz,” diyerek duygularını dile getiriyor. Bu gençler, öğrencilik oldukları üniversitede boykot çağrısı yapıyorlar; ki bu, günümüzde Türkiye’de hukuken ciddi sonuçlar doğurabilecek bir eylem.
İçerideki endişeye rağmen, Türkiye’de gençlik 10 yılı aşkın süredir sokaklarda, iktidarın önemli figürü olan Recep Tayyip Erdoğan’a karşı sesini yükseltiyor. Erdoğan, 2003 yılından beri ülkeyi yönetiyor ve gençler onun güç kaybetmesini istiyor. Bir genç kadın, “Giderek her şeyi küçültmeye çalışıyor. Artık seçimlere inanmıyoruz, çünkü oy pusulasını yöneten kişi bizim adımıza karar veriyor,” diyerek durumu özetliyor.
Yaklaşık 2 bin gözaltı ve artan baskı
Mevcut protesto dalgasının fitilini, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhurbaşkanı adaylarından Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanması ateşledi. Sol görüşlü siyasetçi olan İmamoğlu, yolsuzluk nedeniyle cezaevinde bulunuyor. Görev yaptığı döneme damga vuran bu isim, yurtdışında da kendisini gösteriyor.
Mahkeme süreçlerini yakından takip eden genç avukat Mehmet Çağrı Dönmezdemir, suçlamaların siyasi iktidar tarafından bilinçli olarak uydurulduğuna inanıyor ve her gün yüzlerini kişisel olarak göstermek suretiyle gösteri yapıyor. “Kendi şehrimin sokaklarında yürümek bana güç veriyor,” diyerek duygularını anlatıyor.
Ancak endişeleri devam ediyor. Mehmet ve arkadaşları, baskıların yeni başladığını düşünüyor. Son iki hafta içinde yaklaşık 2 bin kişi gözaltına alındı; aralarında protestocular, muhalif milletvekilleri, avukatlar ve gazeteciler bulunuyor.
“Önceleri gözaltına alınanlar hemen serbest bırakılırdı. Şimdi ise mahkemelerde çok sayıda mahkumiyet kararı alınıyor. Mahkemede, avukatlar, aileler, hatta polisler gözyaşlarına boğulmuş. Bu durum bizi çok üzüyor ve umutsuzluğa sevk ediyor,” diyerek endişelerini dile getiriyor Dönmezdemir.
Detaylar ve gelişmeler
Yukarıdaki videoda tüm raporu izleyebilirsiniz





