Türkiye’de Papa XIV. Léon Gizlice İstanbul’daki Mavi Cami’yi Ziyaret Etti

| Elif Yalçın

Seçilmesinin ardından Vatikan dışına çıkan ilk ziyaret olarak tanımlanan bu gezi, Léon XIV’in Türkiye’de üç gün geçirip ardından Pazar günü Lübnan’a uçmasıyla tamamlanacak bir yolculuk niteliği taşıyor. Türkiye’deki bu ziyaret, papalığın şimdiye kadarki yollarına göre yeni bir diyalog kapısı aralayan bir adım olarak da görülebilir.

Türkiye’deki ziyaretin üçüncü gününde, Cumartesi 29 Kasım’da Léon XIV İstanbul’un simgelerinden olan Mavi Cami’yi ziyaret etti. Bu ziyaret, ülkenin İslam kimliğine yönelik bir jest olarak değerlendirildi; hafta içerisine damga vuran Ortodokslarla yakınlaşma töreninin ardından geldi. Seçilmesinden bu yana ilk kez bir Papalık liderinin doğrudan bir camiye girmesi, bu ziyaretin en önemli anlarından biri olarak öne çıktı.

Beyaz çoraplarıyla caminin çinili duvarlarına bakan Léon XIV’nin bu karşılaşması, kısa bir geçiş olarak göründü; ibadet ya da derin bir tefekkür anına ayrılan bir mola olmadan gerçekleştirildi ve bu yönüyle 2014’teki selefi Papa Fransiskus’un ziyaretinden ayrıştı. İstanbul’un simge yapıları arasında Léon XIV’in tercihi Ayasofya yerine Mavi Cami oldu; Ayasofya, tarihsel süreçte kilise, cami ve sonra müze olarak kullanılmıştı ve 2020’de Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla yeniden camiye dönüştürülmüştü. Bu tercihte açılımların da sınırları olduğu mesajını iletmek isteyen bir dizi mesaj bulunuyordu.

Geziye başından bu yana dikkat çeken bir özellik, Papa’nın Beyaz Cami ziyareti boyunca gösterdiği yüksek düzeydeki sessizliğin sürmesiydi; bu, nüfusunun büyük çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğu ve Hristiyanların yüzde birin altında kaldığı Türkiye’deki bir resim olarak kayda geçti. Ankara’ya varışında papayı karşılayan resmi karşılama komitesinin son derece sınırlı olması ve Cumartesi sabahı Türk halkının Beyaz Cami karşısında kayıtsız görünmesi, bu temkinli yaklaşımın göstergelerinden biri olarak değerlendirildi. Ziyareti merak eden ziyaretçilerin çoğunu ise, özellikle “gidenin” papayı görmek isteyen Amerikalılar gibi turistler oluşturdu. Cumartesi öğleden sonra düzenlenen ayin ise bu Türkiye turundaki yolculuğun yeniden Libya’ya doğru ilerleyen son toplantılarından biri olarak öne çıktı.

Ortodokslarla Yakınlaşma

Resmi bir saray ziyaretinin hemen ötesinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşılık olarak Hristiyanların Türkiye’de ibadet özgürlüğünü savunan cesur bir söylem kadar, bu Türkiye gezisinin asıl amacı en azından sembolik olarak Ortodokslarla bir yakınlaşmaya zemin hazırlamaktı. Bu bağlamda, Cuma günü İznik Gölü kıyılarındaki törensel buluşma, antik Nicea olarak bilinen yerde gerçekleşti. Tam 1.700 yıl önce burada bir konsey toplanmış ve bu konseyden Hristiyanlığın ortak kredosu doğmuştu; bu kredonun Ortodokslar ve bazı Protestanlar ile olan ortak inancı bugün hâlâ sürüyor. Papa ile Konstantinopolis Patriği Bartholomeos, bu kredoyu yan yana okuyarak birlikte tekrarladılar. İkilinin bu zirveye dair yeniden görüşmesi ise Cumartesi günü ortak bir belgeyi imzalamak amacıyla planlandı; belgenin içeriği ise henüz kamuya açıklanmadı.

Görüşülmesi beklenen konular arasında, iki mezhebin de bugün farklı takvimlere sahip olması nedeniyle Paskalya kutlama tarihinin aynı olmasına dair bir temasın kurulup kurulmayacağı ilk anda pek net görünmüyordu. Ancak iki din adamı da ekoloji ve yaratılışın korunması gibi Bartholomeos’un özellikle vurguladığı konular üzerinde durabilirlerdi; Bartholomeos, Ukrayna savaşı sonrası Azizin otoritesinin Batı Kilisesi içindeki ana temas noktası haline gelmişti ve Moskova Patrikliği ile olan ağırlıklı rekabeti üzerinde de yeni bir diyalog amacı taşıyordu.

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.