Ukrayna Savaşı: Trump’ın ilginç açıklamaları oldu, ancak hiçbir taahhütte bulunmadı — Nathalie Loiseau, Avrupa Parlamentosu Renew Grubu Üyesi

| Elif Yalçın

À la suite du virage majeur dans le discours de Donald Trump vis-à-vis de l’Ukraine, l’eurodéputée du parti macroniste Renew, Nathalie Loiseau, invite à la prudence et livre son regard sur l’actualité politique, notamment internationale, dans “La Matinale” du jeudi 25 septembre.

Donald Trump Ukrayna konusunda Rusya karşısında aldığı tutumu bir kez daha değiştirdi ve Kiev’i destekleme sözleriyle tabanı şaşırtırken, Ukrayna’yı “kağıttan kaplan” olarak nitelendirdi. Kremlin’e karşı daha fazla yardım vaadinde bulundu. Ancak Loiseau, bu dönüşümü ihtiyatla karşılamak gerektiğini belirtiyor; bu Perşembe 25 Eylül’deki “La Matinale” programında yaptığı açıklamalar bu yöndedir. Soruşturulan konuda Renew’dan Avrupa Parlamentosu üyesi ve Horizons partisi genel sekreteri olarak görev yapan Loiseau, Donald Trump’ın belki Avrupalılar tarafından ikna edildiğini söylemekle birlikte “beklenen şeyin eylem olduğunu” vurguluyor.

Bu metin, yukarıdaki röportajın bir kısmının transkripsiyonuna karşılık gelir. Tam metni izlemek için videoya tıklayın.

Alix Bouilhaguet : Donald Trump, Ukrayna’nın dört oblastı da dahil olmak üzere tüm topraklarını geri almak niyetinde olduğunu söyleyerek 180 derece bir dönüş yaptı. Bu satır daha önce ABD tarafından dokunulmaz görülen bir hattı temsil ediyordu. Artık buna inanmalı mıyız?

Nathalie Loiseau : En azından Avrupalılar onu ikna etmiş görünüyor. Ancak bu sürenin ne kadar süreceğini kestirmek zor. Zaman kaybı çok oldu, bu kesin. Donald Trump’ın “Ukrayna kartları yok” ya da geçen hafta “Ukrayna bu savaşı başlattı” gibi sözlerini hatırlarız. Bugün ise farklı bir dille konuşuluyor. Bizden beklenen eylemler; fakat aynı zamanda ABD’yi tek başına beklememeliyiz. Biz Avrupalılar olarak bu savaşın bizi de ilgilendirdiğini tamamen idrak etmeli ve elimizdeki her şeyi yapmalıyız.

Ancak bu dönemeç nasıl açıklanabilir? Peki bu değişim, Rus ekonomisinin iç yüzünden son derece zayıflamış olduğuna dair gizli raporlar mı nedeniyle Başkan ABD’yi bu yönde mi yönlendirdi?

ABD Başkanı, özünde, “Putin bana ihanet etti” diye özetlenebilecek bir tavır sergiliyor. Putin’i barışa zorlayacak her türlü çaba gösterdiğini düşünüyor; fakat savaşın sürmesini isteyen Vladimir Putin’in bu kararı gerçekten de gözden geçirdiğini mi düşünmek gerekiyor? Putin iktidarda olduğundan beri Rusya’da savaşın eksik olmadığı bir tablo var. Acaba uzmanların, ekonomistlerin “bu savaşın Rusya’ya çok pahalıya mal olduğu” yönündeki görüşlerini duymuş olabilir mi? Ancak görünen o ki, Trump bu süreçte pek de net sinyaller vermedi; yeni ek yaptırımları uygulanmadı, Ukrayna’ya ek askeri yardım sağlanmadı. Yani “Yaşasın Ukrayna” diyor ama sonrasında “İş sizin, kendi işlerinize bakın” mesajı veriyor.

“En matière de système anti-drone, il faut qu’on fasse ce qu’il faut”

Donald Trump’a, NATO ülkelerinin kendi toprakları üzerinde Rus savaş uçakları veya insansız hava araçları uçarken bu uçakları düşürmeleri gerekip gerekmediği sorulduğunda, cevap evet oluyor. Emmanuel Macron da kendisi NATO’nun yeni bir provokasyonda bir basamak daha ileri atması gerektiğini belirtiyor. Peki, somut olarak “bir basamak daha ileriye çıkmak” ne anlama geliyor?

Ülkelerimizin gökyüzünü Rus drone’ları veya uçakları tarafından ihlal edilmesine karşı hareketsiz kalabilir miyiz? Cevap elbette hayır. Rusya kökenli oldukları kesinleşmişse, Danimarka’daki olaylar bu durumu doğrular nitelikte…

Bu gece gerçekten drone ihlâlleri yeniden yaşandı. Kime ait oldukları henüz bilinmiyor; Danimarka’nın semalarında gerçekleşti. Polonya’da da benzer bir durum yaşandı. Bu kez söz konusu olanlar Rus drone’larıydı. Aynı zamanda Estonya’nın hava sahası da ihlal edildi. Peki, buna karşı nasıl yanıt verilir? Yine de “bir basamak daha ileri” ifadesi neyin göstergesidir? Dürüst olmak gerekirse, bu tür ihlallerin hepsiyle eşgüdümlü şekilde müdahalede bulunmak şarttır.

Dronsuz her ihlali otomatik olarak düşürmek artık tartışılmaz bir beklentidir. Türkiye’nin 2015 yılında yaşadığı olay akılda tutulmalıdır. 2015 yılında Türkiye, bir Rus uçağını 12 saniye içinde düşürdü. O günden beri Rus uçakları Türkiye üzerinde uçamadı. Fransa ya da NATO’nun benzer bir adımı atması gerekiyor mu? Bu, bir “basamak yükseltme” kararı olarak mı görülmelidir?

Şu anda yükseltme yapanlar Ruslar. Peki neden yapıyorlar? Genellikle bir tür dikkat çekme ya da dikkatleri Ukrayna’dan uzaklaştırma amacı taşıdığı düşünülüyor. Gökyüzümüzden söz ederken Ukrayna gölgeleniyor; bu hiç bir suçlama değildir, fakat gazeteleriniz Ukrayna’da yaşanan bombardımanlardan çok Danimarka’daki gelişmelere odaklanıyor ve ayrıca “bilinmiyor” şeklinde not düşüyorlar. Bu durumu, kamuoyunun görüşlerini saptırmak veya tetiklemek için yapıyorlar.

Yanıltma mı yoksa test mi?

Gerçek şu ki, dronlara karşı sistem üzerinde yapılması gerekeni yapmak zorundayız. Avrupa Savunma Komiseri’nin bir yıl önce önerdiği doğu Avrupa’da bir “drone duvarı” fikri doğru bir yönelime işaret eder. Doğru, bir drone duvarı, yani birçok cihaz ve teknolojinin bir araya gelmesi. Ve kimler bize en doğru tavsiyeyi veriyor derseniz, bu konudaki en kıymetli önerilerden biri Ukraynalılar tarafından gelmektedir.

Görülen o ki, Ukraynalılar maliyeti düşük olan bir uzmanlık geliştirdiler. Çünkü bizim için bir drone düşürmek çok masraflı bir iş olabilir.

Bir Rafale uçağı veya çok pahalı mühimmatlar söz konusu olduğunda, bu yaklaşım makul görünmüyor. Ancak başka yöntemler de mevcut. Bu açıdan bakıldığında, Türkiye ile Ukrayna arasındaki işbirliği tek yönlü değildir. Bugün Ukrayna bize çok şey öğretiyor; çünkü maalesef üç yıldır korkunç bir savaşla karşı karşıya.

Video üzerinde röportajı tam olarak izlemek için videoya tıklayın.

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.