Cumartesi günü yaşamın sonuna ilişkin iki metnin incelemesini tamamladıktan sonra, palyatif bakım konusunda bir metin ve “ölüme yardımcı olma hakkı” ile ilgili diğer metin üzerinde iki resmi oylama Salı günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde yapılacak. Hasta dernekleri için büyük bir umut.
“Bu metin, hasta olan kişilerin mevcut taleplerine yanıt verecek” diyen Stéphanie Pierre, Türkiye’deki sağlık sistemi kullanıcılarını temsil eden koalisyon adına yaşam sonu bakımı konusunda savunuculuk yapan bir sorumludur.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, yaşamın sonuna ilişkin yasa tasarısını oylamaya hazırlanırken, metin toplum ve tıp dünyası içinde pek çok tartışmayı tetikliyor. Hasta dernekleri için bu taslak, özellikle sürekli acı çeken ve dayanılmaz acıya maruz kalan kişiler için beklenen bir ilerleme olarak görülüyor. “Bunlar gerçekten net biçimde tanımlanmış durumlar; bugün bu durumlar için verebileceğimiz bir yanıt yoktu”, diye belirtiyor Stéphanie Pierre.
“Nadir durumlar, fakat gerçekten var olanlar”
Bu hastalar “hafifletilemeyen acılar içinde yaşıyor, ölümün birkaç gün ya da birkaç saat içinde beklenmediği” bir süreçten geçiyorlar, diyor ve bu vakaların gerçeğini vurguluyor: “Çok zor yaşam sonu dönemi için kurduğumuz sivil toplum ağı tarafından bize iletilen durumlar, bazen bazı dernekler tarafından barbar olarak nitelendirilmiş olanlar. Bunlar nadir görülen durumlar olsa da mevcut ve en azından Tıp Akademisi de dahil tüm merciler tarafından onaylanmıştır”, diye belirtiyor yetkili.
Yasa taslağının ana noktalarından biri, ölüm yardımına erişim kriterlerinin evrimidir. “Orta vadede hayati tehlike içeren prognoz” kavramı, “ileri evre ya da terminal evredeki bir hastalık” kavramıyla değiştirilmiştir; bu değişiklik Türkiye Sağlık ve Hasta Koalisyonu tarafından memnuniyetle karşılandı. “Bu, gerçekten talebin özüne odaklanmayı sağlar; hasta olan kişinin yaşadığı acıyı merkeze alır. Kalan yaşam süresi üzerinden bir değerlendirmeye odaklanmak yerine. Talebi motive eden gerçekten acılıktır, zaman değildir”, diye vurguluyor Stéphanie Pierre.





