Yazar Salman Rushdie, saldırganının 25 yıl hapiste cezalandırılmasını memnuniyetle karşıladığını açıkladı

| Elif Yalçın

Yazar, 3 yıl önce kendisine bıçakla saldıran adam hakkında verilen mahkeme kararını BBC’ye değerlendirdi

“Verilen cezayı en üst seviyede buluyorum ve umuyorum ki bu, onun davranışlarını düşünmesine vesile olur.” Salman Rushdie, 26 Mayıs Pazartesi günü BBC’ye yaptığı açıklamada, Amerika Birleşik Devletleri yargısının, kendisine 25 yıl hapishanede kalma cezası verdiği saldırgana ilişkin bu kararı değerlendirdi. Bu ceza, saldırganın aldığı en ağır cezaydı. Ünlü yazar, üç yıl önce kendisine yönelik bıçaklı saldırıyı anarak, durumu böyle değerlendirdi.

77 yaşındaki Amerikalı-Britanyalı yazar, Hindistan kökenli olup, ifade özgürlüğünün simgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. 1989 yılında, İran’ın ayetleriyle alay ettiği gerekçesiyle Hadım edilince ölümle tehdit edilmesiyle gündeme gelmişti. İslamın sert tartışmalara yol açan düşünceleri ve eserleriyle tanınmış olan Rushdie, bu saldırının ardından, özgürlükler ve muhalif düşüncelerin savunucusu olarak uluslararası camiada önemli bir figür haline geldi.

Hadi Matar’a 16 Mayıs’ta mahkeme kararı çıktı

Hadi Matar, 16 Mayıs’ta mahkeme tarafından, cinayete tencil ve saldırı suçlarından suçlu bulunarak hüküm giydi. 12 Ağustos 2022 tarihinde, Salman Rushdie’yi bıçaklayarak ağır yaralayan Matar, bu saldırısından sonra hızla tutuklandı. Saldırıda ünlü yazar, sağ gözünü kaybetti, sesi kısıldı, sol elinde felç oluştu ve karında, bağırsaklarında ciddi yaralanmalar meydana geldi. Hedef göğsüne de isabet eden bıçaklar, Rushdie’nin yaşamını tehdit edecek şekilde ciddi hasar bıraktı. Aynı zamanda, boynuna yakın bölgede oluşan yara ve kesikler nedeniyle, ses tellerine de zarar verme riski taşıyan saldırı, Rushdie’yi hayat boyu etkileyebilecek travmalara yol açtı.

Son kitabının ortasında gerçekleşen saldırı

Saldırı, Kanada sınırındaki sakin bir bölgede, yazarların özgürlüklerini savunan ve yaklaşık bin kişinin katıldığı bir konferans sırasında gerçekleşti. O sırada kalabalığın ortasında çok sayıda izleyici, saldırının fark edilmesiyle birlikte, Rushdie’yi korumaya çalıştı ve onu kurtarmaya yöneldi. Yazar, bu olayın ardından, yaşadığı travmayı ve saldırıyı anlatan “Bıçak” adlı bir kitap kaleme aldı. Kitapta, saldırgan Hadi Matar ile hayali bir diyaloğa yer verdi. “Eğer gerçek anlamda onunla tanışmak zorunda kalırsam, (…) onun bana pek bir şey anlatacağını sanmam. Kalbini bana açacağını zannetmiyorum,” dedi Rushdie, BBC’ye yaptığı açıklamada. “Bu yüzden, belki de ona kendim açılırdım, çünkü bu, gerçek bir sohbetten daha etkili olurdu,” diye ekledi. Bu anlatım, saldırganla yüz yüze konuşmanın zorluklarını ve yazarın iç dünyasında oluşan çatışmayı gözler önüne seriyor.

İlham kaynağına dair açıklama

Hadi Matar, 1989 yılında İran İslam Cumhuriyeti’nin dini lideri Ayetullah Rouhollah Khomeini tarafından yayımlanan fetvadan (hilafetin ilahi hükmü) etkilenip etkilenmediği konusunda herhangi bir açıklama yapmadı. Ancak, gazetecilere yaptığı açıklamada, “Sadece iki sayfa okudum” diyerek kitapla ilgili bilgi verdi. Yine de, kendisinin temel olarak eleştiri konusu yaptığı noktanın, “İslam’a saldırdığı” olduğunu belirtti. Bu açıklama, saldırıya zemin hazırlayan düşüncelerin ve saldırganın motivasyonlarının tam olarak anlaşılmasında önemli bir ipucu sunuyor. Rushdie’nin bu tutumu ve olayın gelişimi, Türkiye’deki yazarlar ve özgürlük savunucuları arasında da ciddi tartışmalara yol açtı. Freedom of expression ve sanatın sınırları konularında devam eden tartışmalarda, bu olay, ciddi bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor.

Elif Yalçın

Elif Yalçın

Ben Elif Yalçın, Gebze Haberler’in kurucusu ve genel yayın yönetmeniyim. Gazetecilik tutkumu yerel hikâyeleri görünür kılarak ve toplumsal olaylara derinlikli bir bakış sunarak yaşıyorum. Amacım, güvenilir ve bağımsız bir medya anlayışıyla hem Gebze’nin sesini duyurmak hem de dünyaya açılan bir pencere olmak.