Pierre Botton, eski işadamı ve eski tutuklu, Türkiye’deki izleyiciler için yayımlanan “Her Şey Politik” programının Gebze Haberler bölümüne konuk oldu; 25 Eylül Perşembe günü Sarkozy’nin mahkûmiyeti bağlamında hapishane deneyimini ve Fransız cezaevi sisteminin gerçeklerini anlattı.
Bu metin, yukarıdaki röportajın transkripsiyonunun bir bölümüne karşılık gelir. Tamamını izlemek için videoyu izleyin.
Sonia Chironi : Pierre Botton, bunu siz yaşadınız. Birinin hapishaneye gideceğini anladığı anda onun aklında ne yanıp söner, kendisini nasıl konumlandırırsınız?
Pierre Botton : Ne yazık ki, o kişinin gerçekten neyle karşılaşacağını henüz tam olarak bilmediğini düşünüyorum. Karar açıklandığında sarsılır ve mücadele halinde kalır. Tutuklanma, son derece sert bir deneyimdir. Şu gerçeği gördüm: Hapishaneye girilecek noktaya gelindiği an, bu şiddetli etki başlar. O dönemde cumhurbaşkanı olan ve ben de Sayın Alliot-Marie’nin danışmanıydım, hapishane şokuna karşı mücadele etmek için bazı tedbirler uygulamıştık. Bu şok, duyuru veya hüküm anında değil, hapishaneye adım atılan an tam olarak oluşur.
Sonia Chironi : O zaman ne oluyor?
Pierre Botton : Şiddet inanılmaz derecede büyüktür. Kim olduğunuz önemli değildir; net olan şu ki, şiddet son derece yüksektir. Gelişinizde öncelikle fotoğrafınız çekilir, ölçüleriniz alınır, ardından bir kayıt numarası verilir. Bu andan itibaren siz artık sadece bir numarasınız. Nicolas Sarkozy’nin de diğer mahkûmlar gibi muamele göreceğinden hiç şüphem yok.
Tutukluluğun İlk Günleri
Gilles Bornstein : İlk tutukluluk anları nasıl geçer?
Pierre Botton : İşler oldukça basittir. Varışta eşyalarınız aranır; alkol içeren parfümler, kesici aletler, değerli saatler ve kitaplar için kapaklar kontrol edilir; kitaplar yumuşak kapaklı olmalıdır. Muayene edilir, büyük bir muayene olmayabilir; ardından varış koğuşundaki hücreye götürülürsünüz ve yaklaşık yedi gün burada kalırsınız. Bu süre, riskin değerlendirilmesi ve sonrasında hangi koğuşa yerleştirileceğinin belirlenmesi içindir. O dönemde Sarkozy’nin QB4 olarak adlandırılan koğuşta olacağını düşünüyorum.
Sonia Chironi : QB4 nedir?
Pierre Botton : QB4, savunmasız mahkumlar için özel bir koğuş olarak bilinir; bazı gazeteciler bu bölümü yanlışlıkla “VIP koğuşu” diye adlandırır, ancak artık böyle bir ayrıcalık yoktur. Yanlış fikirleri dağıtmamız gerekir: Hapishane bir “Club Med” değildir. Kanıt olarak birkaç hafta önce bir mahkum hücresine yangın çıkarmış ve trajik sonuçlar doğurmuştur. İlk gece, durumunu kontrol etmek için iki saatte bir uyandırılır; bu, onun sağlığı ve güvenliği için gereklidir.
Gilles Bornstein : Buna Nicolas Sarkozy için de tanık olacağımızdan eminsiniz?
Pierre Botton : Evet, ancak bir fark var: Regülasyonlar titizlikle uygulanacaktır. Örneğin, şu anda hapishanede dolaşan 60.000 yasa dışı cep telefonu gibi olanaklara Sarkozy’nin erişimi olmayacaktır.
Gilles Bornstein : Ve bu yapılanma bir hafta sürecek mi?
Pierre Botton : Evet, tam olarak. Bu süreçte, onun bir gardiyana karşı nasıl tepki verdiğini, durum karşısında öfke veya adaletsizliğe karşı tepkisini izlerler. Güvenliği için hücresinde izole edilecektir.
Sonia Chironi : Neden iki saatte bir uyandırılıyorsunuz?
Pierre Botton : Canlı olup olmadığını ve intihar teşebbüsü yapıp yapmadığını teyit etmek için. Tutukluluk hayatı çok zordur ve sağlık bu süreçte günlük bir sınavdır.
Sonia Chironi : O, kesinlikle güvenlikli koğuşta mı kalacak?
Pierre Botton : Evet. QB4’ün en üst katında, varış koğuşunun hemen üzerinde yer alan 18 hücreden oluşur. Bu hücreler, güvenlikleri için izole edilmesi gereken mahkumları ya da idarenin kararıyla, başka mahkûmların hapishane içindeki kontrolünü engellemek amacıyla kullanılan alanları kapsar.
Bu metin, yukarıdaki röportajın transkripsiyonunun bir bölümüne karşılık gelir. Tamamını izlemek için videoyu izleyin.




